Download the App!

show episodes
 
(Kıyâmet ve Âhıret) kitâbı iki kısımdan meydâna gelmişdir.I. kısım; büyük islâm âlimi, İmâm-ı Gazâlî hazretlerinin (Dürret-ül fâhire) kitâbının (Kıyâmet ve Âhıret) hâlleri olarak tercemesidir. İnsanın ölümü, rûhun bedenden ayrılması, kabr hayâtı, kabr süâlleri, kıyâmet günü insanların hesâba çekilmesi, Cennet ve Cehenneme nasıl gidileceği, geniş olarak açıklanmakdadır. Ayrıca, İmâm-ı Gazâlî hazretlerinin (Kimyâ-i Se’âdet) kitâbından alınan (Nefs muhâsebesi) kısmında, akıllı bir müslimânın ne ...
 
Tam İlmihal Se’âdet-i Ebediyye kitâbı üç kısımdan meydâna gelmişdir:2. kısımda; Îmân, Akl, Kaza-Kader, Tefsîr ve Hadîs kitâbları, Hadîs âlimleri, Allahü teâlânın ismleri, Mezheb, Fıkh, İmâm-ı A’zam hazretleri, Vehhâbîlere Ehl-i Sünnetin cevâbı, Evliyâ rûhlarından faydalanma, Bozuk dinler, hurûfîlik, Sosyalizm ve Sosyâl adâlet, İslâmiyyetde nikâh, Talâk, Süt kardeşlik, Nafaka, Komşu hakkı, Halâl ve Harâmlar, İsrâf ve Fâiz, Fen Bilgileri, Tevekkül, Müzik ve Tegannî, Cin hakkında bilgi, Bir Müs ...
 
(Hak Sözün Vesîkaları) kitâbında on kısım vardır.I. kısım; Abdüllah-ı Süveydi hazretlerinin yazdığı (Hücec-i kat’ıyye) kitâbıdır. Ehl-i Sünnet ile şî’îlerin arasındaki ayrılığın giderilmesini ve bu husûsdaki Nâdir Şâhın Fermânını bildirmekdedir.II. kısım; İmâm-ı Rabbânî Müceddîd-i elf-i sânî Ahmed Fârûkî Serhendinin (Redd-i Revâfıd) kitâbıdır.III. kısım; Mevlevî Osmân efendinin (Tezkiye-i ehl-i beyt) kitâbıdır. Bir islâm düşmanının yazdığı Hüsniyye kitâbına cevâb verilmekdedir.IV. kısım; (Bi ...
 
Tam İlmihal Se’âdet-i Ebediyye kitâbı üç kısımdan meydâna gelmişdir:3. kısımda, İslâmiyyetde kesb ve ticâret, Bey’ ve Şirâ’, Alış-verişde muhayyerlik, Bâtıl, Fâsid ve Mekrûh Satışlar, Ticârette adâlet ve ihtikâr, dinini kayırmak, ihsân, Banka ve Fâiz, Şirketler, Cezâlar, Ölüm ve Ölüme Hâzırlık, Meyyite Hizmetler, Ferâiz, Meyyit için İskât ... gibi konular yer almakdadır.yrıca konular arasında, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin ve oğlu Muhammed Ma’sûm hazretlerinin (MEKTÛBÂT) kitâblarından çeşitli ...
 
(Fâideli Bilgiler) kitâbı üç kısımdan meydâna gelmişdir.I.kısımda; Ma’lûmât-ı Nâfia (Fâideli Bilgiler), İslâm dîni hakkında kısa ve öz bilgiler; Ehl-i Sünnet i’tikâdı, islâmî ilimlerin ve fıkh âlimlerinin sınıflandırılması, İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin hayâtı, Ehl-i Sünnet dışı bu inanç sistemi olan vehhâbîlik hakkında bilgi vardır.II. kısımda; (Din Adamı Bölücü Olmaz) kitâbı vardır. Burada Mısırlı bir din adamı Reşid Rızânın bölücü yazılarına cevâb verilmekdedir. Ayrıca dört mezheb ...
 
Eshâb-ı kirâm) kitâbının başında, Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmın Eshâbının üstünlüğünü, Eshâb-ı kirâma dil uzatanların haksız ve câhil oldukları anlatılmakda, ayrıca; (İctihâd)ın ne olduğu açıklanmakdadır.Tenbîh kısmında, bir islâm düşmanının yazdığı (Hüsniyye) kitâbına cevâb verilmekdedir.Bir kısmında, büyük islâm âlimi İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin ve Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî hazretlerinin hâl tercemeleri anlatılmakdadır.Müslimânların İki Göz Bebeği kısmında, Hazreti Ebû Bekr ve Ha ...
 
Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye / Hakikat Kitabevi Se’âdet-i Ebediyye kitâbı üç kısımdan meydâna gelmişdir: 1. kısımda; İslâm dînine nasıl inanılacağı, ehl-i sünnet i’tikâdı, İslâm dinine iftirâ edenlere cevâblar, Kur'ân-ı kerîm ve tefsîrler, kur'ân-ı kerîmdeki ilmlerin sınıflandırılması, Nemâzın ehemmiyyeti, farzları, abdest, gusl, nemâz ile ilgili bütün husûslar, kaza nemâzları, Cum’a ve bayram nemâzları, Zekât, Ramezân Orucu, Sadaka-i Fıtr, Yemîn ve Yemîn Keffâreti, Adak, Kurban Kesmek, Hac ...
 
(Herkese Lâzım Olan Îmân) kitâbı dört kısımdan meydâna gelmişdir.I. kısım; Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin (İ’tikâdnâme) kitâbının tercemesidir. (Hadîs-i Cibrîl) adı verilen; islâmın beş şartını ve îmânın altı şartını anlatan bir hadîs-i şerîfin açıklamasıdır. Ayrıca Şerefüddîn Yahyâ Münîrinin iki mektûbu, Allahü teâlâ vardır, birdir, konuları vardır.II. kısım; (Müslimânlık ve Hıristiyanlık) kitâbıdır. Burada Peygamberler, kitâblar, dinler, (Yehûdîlik, hıristiyanlık ve islâmiyyet) hakk ...
 
Bu kitâb, derin âlim ve büyük velî Mevlânâ Abdürrahmân Câmî hazretlerinin, “ŞEVÂHİD-ÜN NÜBÜVVE Lİ-TAKVİYET-İ EHLİL-FÜTÜVVE” adlı kitâbının tercümesidir. Kitâbda, bir mukaddime, yedi bölüm, bir hâtime vardır:1) Mukaddime: Nebî ve mürsel kelimelerinin ma’nâlarını ve bunlara bağlı şeyleri açıklamakdadır.2) Birinci bölüm: Resûlullahın “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” doğumundan evvel, Peygamberliğine delîl olan alâmetler hakkındadır.3) İkinci bölüm: Resûlullahın “sallallahü teâlâ aleyhi ve se ...
 
Cevâb Veremedi) kitâbı Harputlu İshâk Efendinin (Diyâ-ül kulûb) kitâbının tercemesidir. Îsâ aleyhisselâma gönderilen ve hak kitâb olan İncîl kitâbının tahrîf edilmesi ile ortaya çıkan dört kitâb [Matta İncîli, Markos İncîli, Luka İncîli, Yuhannâ İncîli] hakkında bilgi vermekde, bunlar arasındaki ihtilâfları açıklamakdadır. Kur’ân-ı kerîm ile İncîl karşılaştırılmakda, İncîlin tahrîf edildiği, hükümlerinin yürürlükden kalkdığı, Kur’ân-ı kerîmin bütün semâvî kitâbların hükümlerini yürürlükden k ...
 
Dört halîfenin ve Eshâbın bütününün büyüklüklerini, kıymetlerini çok uzun ve çok güzel anlatan bu kitâb, türkçe olup, ilk defa 1325 senesinde basılmıştır. Kitabevimiz yeniden 1998'de bastırmıştır. Bu kitâbı Seyyid Eyyûb hazretleri yazmıştır. 1. bâb’ta, birinci halîfe emîr-ül mü’minîn Ebû Bekr-i Sıddîkın “radıyallahü teâlâ anh” 66 menkıbesi vardır.2. bâb’ta, ikinci halîfe emîr-ül mü’minîn Ömer-ül Fârûkun “radıyallahü teâlâ anh” 81 menkıbesi vardır.3. bâb’ta, Ebû Bekr-i Sıddîk ve Ömer-ül Fârûk ...
 
Loading …
show series
 
DOĞRU YOL, EHLİ SÜNNET ÂLİMLERİNİN YOLUDUR Ebû Hüreyre (r.a.)’dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Peygamber (s.a.v.): “Şüphesiz bu ilim, dîn ilmidir. Öyle ise dîninizi kimden öğrendiğinize iyi bakın” buyurmaktadır. Müslüman, dînini doğru bir şekilde öğrenebilmek için öncelikle zihnine boşalan zararlı kaynakların yolunu kesmelidir. Hak olan İslâm…
 
Hz. Selmân (r.a.) diyor ki; Resûlullâh (s.a.v.) Şa’bân ayının son günü bize hitâb ederek şöyle buyurdular: “Ey insanlar üzerinize büyük ve bereketli bir ay gelmektedir. Onda bir gece (Kadir Gecesi) vardır ki bin aydan daha hayırlıdır. Allâhü Te’âlâ, o ayın orucunu farz kılmış ve gece ibâdetini (Terâvih Namâzı’nı) çok değerli bir nâfile kılmıştır. K…
 
Aralarında doğumdan mütevellit bağ olan kimselere, yâni ne kadar yukarı çıkılırsa çıkılsın baba ve dedeye, ne kadar aşağı inilirse inilsin çocuk ve toruna veya ikisi arasında evlilik olan kimseye, yâni kocanın karısına zekât vermesi, menfaatlerde ortak oldukları için caiz değildir. Karının kocasına zekât vermesi ise caizdir. Zekâtın zengine verilme…
 
Gündüz sabah namazı vâktinin girmesinden, akşam gün batımına kadar olan zaman diliminde 7 adet zikir (vird) vakti vardır. Bu yazıda ilk iki vâkitten bahsedilmiştir. Birinci vâkit; Sabah namazı vâktinin girmesinden güneşin doğmasına kadarki süre içinde zikir yapılacak vâkittir. Bu vâkit için zikir emriyle ilgili ise âyette şöyle buyurulmuştur: “Hayd…
 
Mârufu emredip münkerden nehyetmek dinde en büyük kutup noktasını teşkil eder. Allâhü Te‘âlâ’nın Peygamberler göndermesinin en mühim sebebi de budur. Şâyet mârûfu emredip münkerden nehyetmek ortadan kaldırılıp, ilim ve amel ihmâl edilseydi, Peygamberlik atâlete, diyânet çöküntüye uğrar, ihtilâf çoğalır, sapıklık yayılır, cehâlet ortalığı kaplar, fe…
 
Yemen padişahı Ebrehe, Beytullâh’ı yıkmak niyetiyle geldiği zaman bunu işiten Abdü’l-Muttalib dedi ki: “Ey Kureyş kavmi! Huzursuz olmayın! O, gelip bu Ev’i yıkamaz. Bunun sahibi vardır, bunu korur!” Sonra Ebrehe geldi, Kureyş’in develerini ve koyunlarını götürdü. Abdü’l-Muttalib’in de dört yüz maya devesini beraber alıp götürmüştü. Bunun üzerine Ab…
 
Bazen kişi eceliyle değil de, bir katilin öldürmesiyle bu ecel kesilir gibi iddiaları çok anlamsızdır. Çünkü Cenâb-ı Hâkk (c.c.) bir kişiye yüz yıl bir ömür tayin ve takdir etmiş ise, bu ömrü kim kesebilir? Allâhü Te‘âlâ’nın bu takdir ve iradesine başka birisinin iradesinin hakim olması demek olmaz mı? Böyle bir inanç caiz ve mümkün olur mu? Bu gör…
 
Osmanlı cihan saltanatına câlis olan II. Osman, henüz 13 yaşını bir kaç ay geçen bir çocuktu. Bununla beraber, hususî surette yetiştirilmiş; iyi bir saray terbiyesi görmüş; pek erken inkişâf etmişti. Genç ve talihsiz Pâdişâh, muhakkak ki, çok iyi bir tahsil görmüştü; ecdadına hayranlıkla doluydu. Büyük işler yapmak istiyordu. Bizzat sefere çıkıp, e…
 
Ebû Said el-Hudri (r.a.) Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu söyledi: “Beş vakit namaz, namaz aralarındaki vakitlere kefarettir.” Yani bir namazdan diğer namaza kadar işlenen bütün küçük günâhlar namaz sayesinde affolunur. Bundan sonra Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bir adamın bir işyeri olsa, işinden dolayı vücuduna toz, toprak ve kir bul…
 
Kişinin; halsiz kalıp helâk olmayacak ve orucunu tutup namazını ayakta kılacak kadar kuvvet verecek şeyleri yiyip içmesi farzdır. Bu farzı yerine getiren kimse aynı zamanda sevâp kazanır. Peygamberimiz (s.a.v.), ”Allâh (c.c.) yapılan her iyi şeye, hatta kulun ağzına götürdüğü lokma için bile sevâp verir” buyuruyorlar. Bir kimse yiyip içmeyi bırakır…
 
İnsanı ve hastalıkları yaratan Allâhü Te‘âlâ, yarattığı her derdin devâsını da yaratmıştır. İnsana düşen vazife bir yandan duâ ederken diğer yandan da hastalıklardan kurtulma yollarını arayıp tedavi olmaya çalışmaktır. Nitekim insanlara her konuda rehber olarak gönderilen Allâh Resûlü (s.a.v.) de hastalandığında, hekimlere tedavi olmuş, hastalanan …
 
GÜZEL KULLUKLA İLGİLİ ÂYETLER Güzel kulluk, yüce dinimiz İslâm’ın bir gerekliliğidir ve Allâh (c.c.)’un bizlere emrettiği şekilde ahiret için çalışmaktır. Cenâb-ı Allâh güzel kulluğun önemini ve karşılığında alınacak mükâfatları birçok ayetle kullarına bildirmiştir. Allâhü Te‘âlâ buyurmuştur ki: “Kim de ahireti diler ve bir mü’min olarak kendine ya…
 
1. Erkek kısmı secdelerde karnını uyluklarından, dirseklerini yanlarından ve kollarını da yerden uzak tutmak. 2. Kadın kısmı secdelerde alçalıp kollarını yanlarına bitiştirmek ve karnını uyluklarına yapıştırmak. 3. Celsede ellerini uylukları üzerine koymak. 4. Gerek celsede (iki secde arasındaki oturuşta) gerek ka’dede (tahiyyat için oturuşta) erke…
 
II. Abdülhamid (r.âleyh) Hazretleri’nin çok üstün bir sanayi anlayışı vardı. Avrupa’da, kendisine hediye edilmek üzere bir binek otomobili yapılmıştı. Bu hediye kendisine arzedildiğinde II. Abdülhamid Hân Hazretleri bunu kabul etmediler, bu otomobilin fabrikasını kurmalarını istediler. Talebleri şu oldu: “Bunun dünyada en iyi, en yüksek yapılan fab…
 
Şeytanın insana nüfuz edebildiği yollar, aslında üçtür. Bunlar şehvet, gazap ve hevâdır. Buna göre şehvet, hayvanî; gazap, parçalayıcı ve hevâ da, şeytanîdir. Buna göre, şehvet bir afettir. Ne var ki, gazap ondan daha büyüktür. Gazap, bir afettir, ne var ki, hevâ ondan daha büyüktür. Buna göre “Çünkü namaz edebsizlikten nehyeder.” (Ankebut s. 45) â…
 
Osmanlı Devleti kurulduğu topraklar üzerinde daha önce kurulmuş İslam devletlerinin bilim, düşünce ve inanç mirasını da devralmıştı. Selçukluların İslâm dünyasındaki üstünlükleri Ehl-i Sünnet olarak bilinen Sünnîliği savunarak dönemlerinde (İbn Kemal’in yaptığı gibi) Batınîliğe ve diğer akımlara karşı direnç göstermeleridir. Özellikle Nizamiye medr…
 
Bu gecede yüz rekat namâz kılınır. Bu durumda namâzın, her iki rek‘atında bir selâm verilir. Her rek‘atta Fâtiha’dan sonra 10 (on) İhlâs-ı Şerîf okunur. İsteğe göre bu namâz on rek‘at da kılınabilir. (O zamân her rek‘atta Fâtiha’dan sonra 100 (yüz) İhlâs-ı Şerîf okunur ve 10 (on) rek‘atın sonunda bir kere selâm verilerek namâz tamâmlanır.) Bu şekil…
 
(Bu iki duâ akşamla yatsı arasında 3’er defa okunmalı ve okuyuştan önce Yâsîn-i Şerîf okunmalıdır.) Bi’smi’llâhi’r- rahmâni’r- râhîm “Allâhümme yâ ze’l-menni velâ yümennü ‘aleyhi. Yâ ze’l-celâli ve’l-İkrâm. Yâ ze’t-tavli ve’l-in‘âm. Lâ- ilâhe illâ ente zahra’l-lâci’îne ve câre’l-müste’cirîne ve emâne’l-hâifîne. Allâhümme in-künte ketebtenî ‘ındeke …
 
Bu gecenin fazileti Kur’ân ayetleriyle sabittir. Allahu Teâlâ, şöyle buyurur: ‘‘Hâ mîm. Parlak kitap Kur’ân hakkı için, gerçekten, biz, onu, mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz, (Kur’ân hükümleri ile) korkutanlardanız. Her hikmetli iş o mübarek gecede ayırt edilir. (Rızk, ecel, iyi ve kötülükten ibaret işler bu gecede yazılır.) Bu, (hikmetimizin…
 
İş ve çalışma hayatının özellikle de başarılı olmanın, düşünen aklın şaşmaz kanunları halinde, bir takım genel ve rasyonel kanunları vardır: Çalışmak için uygun gün ve saat bekleme. Bil ki her gün, her saat çalışmanın en uygun zamanıdır. Çalışmak için uygun yer ve köşe arama. Bil ki her yer, her köşe çalışmanın en uygun yeridir. Bir günde ve bir za…
 
Abdullah İbn-i Amr (r.a.)’dan, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Oruç ve Kur’ân kul için şefaat edecekler. Oruç diyecek ki; “Ey Allâh’ım, ben onu gündüz yemek, içmekten alıkoydum. Onun hakkında benim şefaatimi kabul eyle.” Kur’ân da, “Ben onu geceleri uyumaktan alıkoydum. Onun hakkında benim şefaatimi kabul eyle” diyecektir. Sonunda ikisinin d…
 
Bazı âlimler “Bir saat tefekkür; bir yıllık ibadetten daha hayırlıdır” haberi hakkında şöyle demişlerdir: “Bu tefekkür, kötülüklerden alıkoyup iyiliklere götüren ve dünyaya aşırı rağbetten ve hırslı olmaktan uzaklaştırıp kanaat ve zühde götüren tefekkürdür.” Nitekim şu ayette de tefekküre dikkat çekiliyor: “Allâh (c.c.) size ayetlerini açıklıyor ki…
 
Osmanlı şeyhülislâmlarının on beşincisi olup Ebussuud el-İmâdî ismiyle meşhur olmuştu. Asıl ismi Ahmed’dir. 1490 senesinde doğmuştu. Âlimler yetiştiren bir aileye mensuptur. Dedeleri Semerkand’dan Anadolu’ya gelip yerleşmiştir. Babası Mehmed Yavsî ismiyle bilinen tasavvuf ehli bir zattı.Ebussuud Efendi önce babasından ilim öğrendi. Gençlik çağında …
 
İbn Mâce’nin rivâyet ettiği, Emîrü’l Mü’minîn Alî (r.a.) onun da Resûlullâh (s.a.v.)’den bildirdikleri hadîs-i şerîfte: “Şa’ban ayının onbeşinci gecesi gelince, gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz” buyruldu. Allâhü Te‘âlâ, bu gecede mü’min kullarına kurtuluş berâti yazdırır. Hadîs-i şerîfte: “Ber’ât gecesi kâhinler, büyücüler, içkiye devam…
 
İlim meclislerine devam etmek ve âlimlerle oturup kalkmak Efendimiz (s.a.v.)’e verdiğimiz ahidlerden biridir. Âlim olmuş olsak dahi, âlimlerin meclisinde oturmaktan nefislerimizi uzak tutmamalıyız. Zira Allâh (c.c.) âlim kullarını da birbirinden daha fazîletli ve üstün yaratmıştır. Binâenâleyh Allâh (c.c.) belki de o âlimleri, bizlerden daha çok il…
 
SUAL: Kaza namazlarını kılmaya niyet eden biri, henüz namazlarını tamamlamadan vefât edecek olursa kılmadığı namazlar bu kişiden düşer mi? CEVAP: Meselâ, bir Mü’min kırk yaşına kadar namaz kılmamış, sonra pişman olup namaza başlamış olsun. O kimse bundan sonra meselâ her gün bir günlük kaza namazı kılmaya niyet edip, hiç aksatmadan on yıl kaza nama…
 
Sultân II. Abdülhamîd Hân’ın önceden aldığı tedbîrler ve O’nun eğittiği askerlerle Haçlı’ya karşı kazanılan ve Türk târihinin dönüm noktasını teşkîl eden bir mübârek zaferdir. Çanakkale Savaşları 8,5 ay sürdü. Memleketin en hassâs yerine yöneltilen taarruz kırıldı. Çanakkale Muhârebeleri, Osmânlı Devleti’nin dört sene harbe dayanmasına, bu yüzden Ç…
 
Bilinen bir şeydir ki, örf ve âdet bakımından da evlenmek övülünecek bir husustur. Bununla övünülmesi eski bir gelenektir. Öteden beri insanlar evlenmekle iftihar ederler ve bunun için düğün ve merasim tertiplerler. Bunun şeriatteki yeri me’sur olan bir sünnettir. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: “Evlenin, çoğalın! Çünkü ben diğer milletler…
 
Hadîs-i şerîfte: “KİM, BU SALÂVAT-I ŞERÎFEYİ BİR DEF’A OKURSA, BANA ON İKİ BİN SALÂVAT GETİRMİŞ OLUR” buyurulmuştur. “Allâhümme salli ‘alâ Muhammedi’n-nebiyyi ‘adede men sallâ ‘aleyhi mine’l-ahyâri ve ‘adede men lem yusalli ‘aleyhi mine’l-esrâri ve ‘adede gatarâti’l-emtâri ve ‘adede evrâgi’l-eşcâri ve ‘adede enfâsi’l-müstağfirîne bi’l-eshâri ve ‘ad…
 
Allâhü Te‘âlâ: “Zinâya yaklaşmayın, çünkü o şüphesiz bir hayâsızlıktır, kötü bir yoldur.” (İsra s. 32) Hz. Davud (a.s.)’a indirilen Zebur’da şöyle yazıldığı rivâyet edilir: “Zinacı kadın ve erkekler cehennemde tenasül organlarından asılırlar ve kendilerine demirden sopalarla vurulur. Her vuruluşta feryad edince cehennem zebanisi: “Ne sızıldanıp dur…
 
Ebû Hüreyre (r.a.)’dan naklen Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurur: “Allâhü Te‘âlâ, salih kullarına hiçbir gözün görmediği, kulağın işitmediği, kimsenin hatırından geçmeyen nimetler hazırlamıştır.” Ebû Hüreyre (r.a.) diyor ki, Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz bu hadisi zikrettikten sonra, şu ayeti kerimeyi okudu: “Artık dünyada işledikleri sali…
 
Hz. Âişe (r.anhâ) buyurmuştur ki: “Resûlullâh (s.a.v.)’in Ramazân Ayı’ndan başka hiçbir ayı baştan sona kadar oruçlu geçirdiğini görmedim. Şâ’ban Ayı’nda oruç tuttuğu kadar da başka hiçbir ayda oruç tuttuğunu görmedim. Şâ’ban Ayı’nı, pek az günleri müstesnâ, oruçlu geçirir, hattâ (bâzan) Şâ’ban Ayı’nda başından sonuna kadar oruç tutardı.” (Tirmizî)…
 
Osmanlı devletini kurmuş olan Orhan Gazi, bir taraftan idari, askeri ve adlî teşkilatını yaparken diğer taraftan onlarla beraber ilmî ve içtimaî teşkilâtı da ihmal etmemiş ve bir aralık küçük beyliğine merkez yaptığı İznik’de cami imaretiyle beraber bir de medrese yaptırmak suretiyle bu hususta da ilk adımı atmıştır. İznik medresesi 1331’de yani bu…
 
Künyesi Ebu’l-Yakzan olup ilk Müslüman olanlardandır. O ve babasına Allâh (c.c.) için azâb edilirdi. Peygamber (s.a.v.) onlara uğrar ve şöyle derdi: “Sabredin ey Yasir ailesi! Vaad olunduğunuz yer cennettir.” Ammar b. Yasir (r.a.) Medine’ye hicret etmiş ve bütün savaşlara katılmıştır. Sonra Yemame’ye katılmıştır. Kulağı bu savaşta kesilmiştir. Ömer…
 
İmâm-ı Râzi (rh.a.) diyor ki gerçeği araştıran zâtlar buyurmuşlar ki: Cenâb-ı Hakk’ın Hz. Peygamber (s.a.v.)’in rûh ve cesedi ile birlikte Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya alıp götürdüğünün delîli Kur’ân-ı Kerîm ve Hadîs-i Şerîfler’dir. Kur’ân-ı Kerîm’de meâlen: “Her türlü eksiklikten münezzeh olan Cenâb-ı Hakk, bir gece kulunu, Hz. Muhammed (s.…
 
Receb-i Şerîf’in yirmi yedinci gecesi on iki (12) rek‘at namâz kılınır. Her iki rek‘atta bir selâm verilir. Her rek‘atta bir (1) Fâtiha ve on bir (11) İhlâs okunur. Namâzdan sonra yüz (100) defa Salevât-ı Şerîfe ve bir kere şu duâ okunur: “Allâhümme innî eselüke bi-müşâhedeti esrâri’l- muhibbîne ve bi’l- hılveti’lletî hassante bi-hâ seyyidi’l- mürs…
 
Abbasî Halifesi Me’mun devrinde yetişen üç büyük matematik ve fen alimleridir. İsimleri, Ahmed, Hasan ve Muhammed’dir. Beni Musa (Musa’nın oğulları) diye zikredilmektedirler. Bağdat’ta doğup yetiştiler. Doğum tarihleri bilinmemektedir. Sadece kaynaklarda Muhammed’in 873 (H.260) senesinde vefât ettiği bildirilmektedir. Babaları Musa bin Şakir vefât …
 
SORU: Kazaya kalan namazlar cemaatle kılınabilir mi? CEVAP: Hanefi mezhebine göre; imâmla aynı günün aynı vaktin namazını kılıyor olmak kaydı ile kazaya kalan namazlar cemaatle kılınabilir. Nitekim Hendek savaşının zor şartları altında Resûlullâh (s.a.v.), dört vakit namazı kılmaya fırsat bulamamış; bilahare şartlar uygun hale gelince de bu namazla…
 
Bir kimse Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat itikadına uygun bir şekilde yaşar ve bu şekilde son nefesini verirse biiznillah kurtuluşu tamamdır. Allâh (c.c.) yaptığı günâhları dilerse affeder, dilerse de günâhı bir müddet cezalandırdıktan sonra cennetine dahil eder. O kişi cehennemde ebedî kalmaz. Buna karşı, bir kimsenin itikadı bozuksa ne yaparsa yapsın ku…
 
Resûl-i Ekrem (s.a.v.) duâsında: “Allâh’ım dünyâ ve âhiretin şerefine ulaştıracak râhmetini isterim” buyurmuştur. Diğer bir duâsında: “Allah’ım, dünyânın mihnet ve meşakkatinden, âhiretin azabından beni koru” buyurmuştur. Hulâsa, âhiret saâdetini sevmek, Allâh (c.c.) sevgisine münâfi olmadığına göre, dünyâda sıhhât, selâmet, huzûr ve âfiyette olmay…
 
Hz. Ömer (r.a), Hz. Hamza (r.a.)’dan üç gün sonra İslâm’a gelmişti. Ömer (r.a)’in İslâm’a gelmesine sebeb, Resûlullâh (s.a.v) Efendimiz’in duâsı olmuştu. Resûlullâh (s.a.v): “Yâ Rab, sen, Ömer bin Hattâb’ın yahut Amr bin Hişâm’ın (Ebû Cehil’in) îmana gelmesi sebebiyle İslâm’a izzet verip galib eyle” diye duâ ederlerdi. Hâkk’ın hidâyeti Hz. Ömer (r.…
 
Esâd Erbili hazretleri bir sohbetlerinde şöyle buyurmuşlardır: “Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur “Şüphesiz insan nefsinin tesiriyle günaha sürüklenir.” Peygamberimiz (s.a.v.) bu ifadesiyle şunu anlatıyor: Eğer kendimizi iyi bilir ve tanırsak, onunla mücadele eder, uygunsuz dünyevî arzuların üstesinden gelebiliriz. Bize büyük günahlar işletm…
 
Osmanlı mimarisinin doruk noktasında bulunan Selimiye Camii, II. Selim Han’ın Mimar Sinan eliyle bu millete kazandırmış olduğu en büyük âbidelerden biridir. Edirne’nin merkezinde, eski Kavak Meydanı’nda inşa edilmiştir. Haziran 1568 tarihinde inşasına başlanan cami, Kasım 1574’te ilelebet ibâdete açılmıştır. Selimiye bir camii, iki medrese, bir ara…
 
1. Erkek kısmı secdelerde karnını uyluklarından, dirseklerini yanlarından ve kollarını da yerden uzak tutmak. 2. Kadın kısmı secdelerde alçalıp kollarını yanlarına bitiştirmek ve karnını uyluklarına yapıştırmak. 3. Celsede ellerini uylukları üzerine koymak. 4. Gerek celsede (iki secde arasındaki oturuşta) gerek ka’dede (tahiyyat için oturuşta) erke…
 
Ashâb (r.a.e.)’ni taklit etmek, ki taklit delilini düşünmeksizin kavlinde veya fiilinde ona uymaktır, vaciptir. Resûlullâh (s.a.v.)’in “Ümmetim içinde ashabımın misali yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız doğruyu bulursunuz” (Beyhaki) hadisinden dolayı sahabinin görüşüyle kıyas terk edilir. Burada konunun daha iyi anlaşılması açısından İmâm Ahmed…
 
Peygamberlik da’vâsına kalkışmaksızın hârika haller göstermek anlamına gelen kerâmet mümkün bir olaydır ama gaye değildir. Yani Allâhü Te‘âlâ’nın üstün dostluğunu kazanmış bir veli, gerektiğinde maddî herhangi bir sebebe başvurmadan alışılagelmiş hâdiselerin dışında bir takım olayların zuhûruna sebep olabilir. Hakikatte o işi vücûda getiren Allâhü …
 
Hâkk yolcusu, sabah namazını kıldıktan sonra Kur’ân okumaya ve çeşitli şekillerde zikretmeye, hamd ve tesbih etmeye başlar. Allâh (c.c)’un azâmetini, nimetlerini, insanın hesap ettiği ve edemediği, bildiği ve bilmediği yerlerden O (c.c.)’un lütuf ve ihsânının kendisine nasıl kesintisiz olarak geldiğini tefekkür eder. Ulaşmış olduğu zahir ve bâtın n…
 
Namaz; mükellef yani buluğ çağına gelmiş olan akıllı, kadın-erkek her Müslümana farz-ı ayn’dır. Namazın farz olduğunu inkâr eden kâfir olur. Namaz, günâh kirlerinden kalbi temizleyip gayb kapılarından girmektir. Namaz, dinin direği olup imândan sonra yerine getirilmesi icâp eden ilk emir ve yapılması icâp eden ilk ibâdettir. Namaz kılınan zaman, Al…
 
Vakıf, tarih boyunca süregelmiş yardımlaşma ve dayanışma duygusunun kurumsallaşmış halidir. O halde vakıf tüm insanlığın mutluluğunu amaçlayan bir sistemler bütünüdür. Tarihte ilk vakıf; Hz. Ömer (r.a.)’in Hayber’in fethinden sonra ganimet olarak kendisine düşen bir arazinin satılmaması, miras bırakılmaması ve hibe edilmemesi şartı ile fakir, köle,…
 
Loading …

Hızlı referans rehberi

Google login Twitter login Classic login