show episodes
 
coPilot, bir tarafta kurumsal gelişim yolculuğunda olan firmaların ihtiyacı olan sistemleri, bu sistemlerin geliştirilmesi, kurulması ve pratik olarak uygulamaya alınmasını tartışırken; diğer tarafta kendi kariyer gelişimini dert edinen her bireye ilham verici yol ve yöntemler sunma gayretinde olur. Kurumsal Gelişim İş Ortağı ve Kariyer Gelişim Mentörü olan Murat Yıldız'ın hazırladığı Türkçe podcast yayını içerisinde organizasyon yapısı, liderlik, yöneticilik, işe alım, değerlendirme (assess ...
 
Bu kitâb, derin âlim ve büyük velî Mevlânâ Abdürrahmân Câmî hazretlerinin, “ŞEVÂHİD-ÜN NÜBÜVVE Lİ-TAKVİYET-İ EHLİL-FÜTÜVVE” adlı kitâbının tercümesidir. Kitâbda, bir mukaddime, yedi bölüm, bir hâtime vardır: 1) Mukaddime: Nebî ve mürsel kelimelerinin ma’nâlarını ve bunlara bağlı şeyleri açıklamakdadır. 2) Birinci bölüm: Resûlullahın “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” doğumundan evvel, Peygamberliğine delîl olan alâmetler hakkındadır. 3) İkinci bölüm: Resûlullahın “sallallahü teâlâ aleyhi ve ...
 
(Fâideli Bilgiler) kitâbı üç kısımdan meydâna gelmişdir. I.kısımda; Ma’lûmât-ı Nâfia (Fâideli Bilgiler), İslâm dîni hakkında kısa ve öz bilgiler; Ehl-i Sünnet i’tikâdı, islâmî ilimlerin ve fıkh âlimlerinin sınıflandırılması, İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin hayâtı, Ehl-i Sünnet dışı bu inanç sistemi olan vehhâbîlik hakkında bilgi vardır. II. kısımda; (Din Adamı Bölücü Olmaz) kitâbı vardır. Burada Mısırlı bir din adamı Reşid Rızânın bölücü yazılarına cevâb verilmekdedir. Ayrıca dört mezh ...
 
Eshâb-ı kirâm) kitâbının başında, Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmın Eshâbının üstünlüğünü, Eshâb-ı kirâma dil uzatanların haksız ve câhil oldukları anlatılmakda, ayrıca; (İctihâd)ın ne olduğu açıklanmakdadır. Tenbîh kısmında, bir islâm düşmanının yazdığı (Hüsniyye) kitâbına cevâb verilmekdedir. Bir kısmında, büyük islâm âlimi İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin ve Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî hazretlerinin hâl tercemeleri anlatılmakdadır. Müslimânların İki Göz Bebeği kısmında, Hazreti Ebû Bekr ve ...
 
Loading …
show series
 
İlâhiyat fakültelerinde refomist ve tarihselci hocaların hatalarını anlattığımda bazı öğretim üyeleri, “Hocam hepsini onların içine katma, biz onlardan değiliz” diyenler çok çıkıyor. Evet, ben de kesinlikle inanıyorum ki hepsi böyle değil. Mücadele edenleri makaleler ile de olsa cevap yazanları hariç tutarak, susanlara artık şunu sormak da bize vac…
 
Bu sohbette, bilhassa ramazan da dini bozmak için fırsat kollayan, din adamı görünüp din düşmanlığı yapanlar ve hileleri geniş olarak açıklanmakta, müminlerin dinlerini nakli esas alan ehli sünnet alimlerinin kitaplarından öğrenmeleri gerektiği, aksi halde felâkete sürüklenecekleri delilleriyle anlatılmaktadır.…
 
Yakın tarihimize damga vuran gençlik teşkilatı Milli Türk Talebe Birliği’nde 1971’de başlayan dönemde kurumsal/kitlesel faaliyetler yanında kişisel gelişime de çok önem verilmiş; “İslâm’ı öğren, yaşa; öğret, yaşat” düsturu hayata geçirilmeye çalışılmıştır. Günümüzde ülkemizin yönetiminde ve önemli görevlerdeki pek çok kişi Milli Türk Talebe Birliği…
 
Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), Osmanlı’dan günümüze, yakın tarihimizin en büyük gençlik hareketinin adıdır. 1916 yılında Daru’l Fünûn’da okuyan bir grup öğrenci tarafından kurulmuştur. 1931’e kadar kayda değer bir varlık gösteremeyen MTTB, bu yıllarda Teknik Üniversite talebesi olan Tevfik İleri’nin genel başkan olmasıyla faaliyetlerini artırmış…
 
Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur: “Allâhü Teâlâ’ya kavuşmayı tekzîb edenler, muhakkak ki hüsranda kaldılar. Nihayet kendilerine ansızın kıyâmet eriştiği zaman: “Yazıklar olsun bize, dünyâda taksir ve vaktimizi zayi’ ettik” diyecekler. Günâhlarını arkalarına yüklenecekler. Bakın, ne kötü, o yüklenecekleri şeyler!” (En’am s. 31) Rivâyet ederler ki, Mü’…
 
İmâm-ı Gazâlî (k.s.) Hazretleri şöyle buyurdu: “Havada uçan, suyun üzerinde yürüyen veya ateş yiyen veyahut da bunlardan başka harikulâde hâller gösteren bir şeyhi gördüğün zaman onu iyi araştır. O şeyh, eğer Allâh (c.c.)’un farzlarından ve Resûlullâh (s.a.v.)’in sünnetlerinden birini terk ediyorsa yalancıdır, düzenbazdır. O, evliyâ değildir. O şey…
 
Müslümanların ağır bir sınavdan geçirildikleri Uhud günü, arkadaşlarının Peygamber (s.a.v.)’e duydukları sevginin belki de en yoğun biçimde ve en fazla sayıda gösterildiği, ispatlandığı bir gündür. Öyle ki bir sabahla akşam arası kadar bir sürede kendilerinden sonra, kıyamete kadar gelecek olan bütün Peygamber (s.a.v.) ümmetine, O (s.a.v.)’i sevmen…
 
Din makamlarının ilki (dinde ilk kazanılması gereken şey) yakîndir. Yakîn ise Allâhü Teâlâ’ya, O (c.c.)’un râhmet ve gazabına, cennet ve cehenneme kuvvetli bir şekilde îmân etmektir. Bu yakîn ve kuvvetli imân zarurî olarak Allâhü Teâlâ’nın râhmetini ve râhmetinin bir cilvesi olan cenneti ümit etmeyi, O (c.c.)’un gazabından ve gazabının bir yansımas…
 
Efendimiz (s.a.v.)’in bizlere olan emir ve vasiyetlerinden biri de şudur: Biz gönül huzuru ve rahatlığı içinde, Şeriatın çok üstün saydığı âmelleri, daha az fazîletli kabul ettiği âmellerden önce yapacağız. Çünkü en çok ecir ve sevâb kazanma yolu, Şeriatı getirenin yolunda ve izinde yürümektir. Meselâ nafile namaza hiçbir şeyi tercih etmemelisin. M…
 
Allâhü Teâlâ şöyle buyuruyor: “Sonra arkalarından öyle kötü bir nesil geldi ki, namazı bıraktılar, şehvetlerine uydular. İşte bunlar da azgınlıklarının cezâsına uğrayacaklardır.” (Meryem s. 59) Allâhü Teâlâ başka bir âyetinde şöyle buyurur: “O namaz kılanların vay haline ki, onlar namazlarından gafildirler.” (Maûn s. 4-5) Yâni namaza aldırış etmeye…
 
Dr. Mustafa Reşit Baydur (diğer adı Reşit Galip), dönme öğrencilerin okuduğu Alliance İsraelite mektebinde başladığı eğitimini Darülfünun’un Mekteb-i Tıbbiyesi’nde tamamlamıştı. Lozan sonrası Türk-Yunan Mübadele Komisyonu’na delege seçildi. Ardından İstiklâl Mahkemeleri hâkimliğine tayin edildi, mebus yapıldı ve nihayetinde 1933’de Eğitim Bakanlığı…
 
Efendimiz (s.a.v.)’in bizlere olan emir ve vasiyetlerinden biri de şudur: Kadınlara evlerinde oturmalarını, beş vakit namazlarını evlerinde kılmalarını emredip, evden dışarı çıkmaya heves etmemeleri ve yabancı vaizlerin vaazını dinlemeye ihtiyaç duymamaları için Allâh (c.c.) ve Resûlü (s.a.v.)’in kendileri hakkında emrettiklerini yaptıkları takdird…
 
Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz’in getirdiği dinde harâm olduğu bilinenleri helâl bilmek küfürdür. Meselâ: Şarab içmenin, kız kardeş ve benzeri mahremlerle evlenmenin câiz olduğunu iddiâ etmek, zarûret zamânları dışında ve şer’î bir şekilde kesilmeyen hayvanların eti, kanı ve domuz etinin yenmesinin câiz olduğunu iddiâ etmek küfürdür. Küfür kelimesin…
 
Namaza geç kalıp imâma birinci rekâtta yetişemeyen kimseye mesbuk denir. Mesbuk, imâm iki tarafa da selâm verdikten sonra, ayağa kalkarak, yetişemediği rekâtları kaza eder ve kırâetleri (okumaları), birinci, ikinci, üçüncü rekât kılıyormuş gibi okur. Oturmayı ise, dördüncü, üçüncü ve ikinci rekât sırası ile, yani sondan başlamış olarak yapar. Misâl…
 
Allâh (c.c.), Resûlü (s.a.v.)’e olan itaâtin, teslîmiyyetin ve bağlılığın bizzat kendisine yapılmış olacağını birçok âyetinde belirtmiştir. Allâh (c.c.) buyurur ki: “Hayır, Rabbine and olsun ki, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem tayin etmedikçe ve sonradan haklarında verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam olarak teslim olma…
 
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Sabır, imanın yarısıdır.” (Cami‘u’s-sağîr) Bunun izâhı şöyledir: İmân, ancak söz amel ve inanç hususunda uygun olmayan şeyleri terketmek ve uygun olanları yapmakla kemâle erer. O halde, uygun olmayanları terketmeye devâm etmek, sabırdır. Bu da, imânın diğer yarısıdır. Bu izâha göre, imânın tamamının …
 
Ahmed er-Rufâi (k.s.) şöyle buyurmuştur: “Efendiler! Haris buyurdu ki, Beyazıd-ı Bistâmî buyurdu ki..., Hallac-ı Mansûr dedi ki... gibi sözler ediyorsunuz. Bu ne hâldir? ... Sizler bu sözlerden önce; Şafiî dedi ki, Ahmed b. Hanbel dedi ki, İmâm-ı Âzam dedi ki gibi sözler söyleyiniz. Önce, kesin ve açık olan kulluk muâmelelerinizi sıhhâte kavuşturun…
 
Cennet ve Cehennem insan hayatının en nihâyet varacağı son duraklardır. Bunlar en son ve daimi durak yeri sayılırlar. Onlardan sonra başka durak yoktur. Cennet; orası manevi bir mükâfat âlemidir. Orası muvâhhidlerin yurdudur, imân edip salih âmel işleyenlerin, Allâhü Teâlâ’dan korkup, layıkıyla O (c. c.)’a kul olanların, verdikleri ahitlerde sebat …
 
SUÂL: Namazda Fatiha Suresi okunduğunda “âmîn” demenin hükmü nedir? Namazda Fatiha’dan sonra sesli olarak amin denir mi ? CEVAP: ‘’Âmîn”, Yüce Allâh’ın kabul etmesini temenni amacıyla duânın sonunda söylenen sözdür. Hz. Peygamber (s.a.v.) duânın sonunda “âmîn” denilmesini tavsiye etmiştir. (Buhârî) Hanefî mezhebine göre Fâtiha’nın sonunda “âmîn”in …
 
Allâhü Teâlâ’nın emirlerini yaptırırken ve münkerden, kötü işlerden men ederken şeriata uygun hareket etmeli, ihtiyâtı gözetmelidir. Tecessüs etmemelidir. Çünkü Allâhü Teâlâ bunu yasaklıyor. Kimseye kötü zanda bulunmamalıdır. Müslümanların işi iyilik üzere olduğundan, bundan da men olunmuşlardır. Önce kendini şeriata uydurmalı, her sözünü ve hareke…
 
Târihçiler İmâm-ı Âzâm Ebû Hanîfe (r.a.)’in orta boylu, delil getirme yeteneği güçlü, sesi güzel, fizikî yapısı itibariyle mükemmel olduğu husûsunda ittifâk halindedir. İbn Dükeyn (r.âleyh) şöyle demiştir: “İmâm-ı Âzâm Ebû Hanîfe (r.a.) tatlı simalı, sakalı, görünüşü, elbisesi, ayakkabısı güzel, vakar sahibi, heybetli, cömert, güzel kokudan hoşlana…
 
“Dehşete düştüm. Çünkü ilkokulda, lisede öğrendiğimiz şeyler tamamıyla buna aykırıydı. Modern dünyanın gelişimine İslâm dünyasının katkısını sıfır diye biliyorduk. Ritter’in sözleri İslâm ilimleri tarihini öğrenmem için kırbaç rolü oynadı. Bütün dünyayı terk ederek gece gündüz bunun için çalıştım.” Öteden beri çok tartışılan bir konu var: İslam dün…
 
Loading …

Hızlı referans rehberi

Google login Twitter login Classic login