ÎMÂNIMIZI NASIL KORUYALIM? - 3 EKİM 2020 MEVLANA TAKVİMİ

2:39
 
Paylaş
 

Manage episode 273574005 series 2542707
Mevlana Takvimi tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.

Allâhü Te’âlâ şöyle buyurdu: “Ey îmân edenler! Allâh (c.c.)’u çok anın.” (Ahzab s. 41) Resûlullâh (s.a.v.); “Îmânınızı koruyunuz” buyurdular. Ashâb-ı Kirâm (r.a.e.): “Ey Allâh’ın Resûlü (s.a.v.)! Îmânımızı nasıl koruyalım?” diye sordular. Resûlullâh (s.a.v.): “Lâ ilâhe illallâh Kelime-i Tevhîdi’ni çok zikretmekle” buyurdu.

Resûlullâh (s.a.v.): “Sizin en hayırlı âmelinizden ve Hâkk Te‘âlâ Hazretleri yanında en üstün âmelden, altın ve gümüş sadaka vermekten, kâfirlerle cenk etmekten üstün olan şeyi size haber vereyim mi?” buyurmuştur. Ashâb-ı Kiram (r.a.e.): “Ey Allâh’ın Resûlü! Haber ver” dediler. Resûlullâh (s.a.v.): “Allâh (c.c.)’u çok zikredin” buyurdu.

Bilmek gerekir ki, imânın temeli Allâh (c.c.) sevgisi, nişanı da Allâh (c.c.)’u çok zikretmektir. İmâm Gazâli (rh.a.) “Allâh (c.c.) sevgisinin nişanı, Allâh (c.c.)’u çok zikretmektir” buyurmuştur. Cüneyd-i Bağdadî (k.s.) şöyle der: “Bir kimse ıssız bir yerde üç gün Allâh (c.c.)’u zikretmekle meşgul olsa, ona velî kerâmetlerinden keramet hâsıl olur.”

“Eğer zikir mi, yoksa Kur’ân okumak mı daha üstündür?” diye sorulacak olursa cevâbı şudur: “Lâ ilâhe illallâh kelimesi Kur’ân’dandır. Fakat Kur’ân’ın mânâsını bilenlere Kur’ân’ı okumak daha iyidir. Mânâsını bilmeyenlere çok zikretmek iyidir.” “Zikri sessiz mi, yoksa sesli mi yapmak daha iyidir?” sorusuna cevâp ise şudur: “Kurân’ı sesli okumak başlı başına bir ibâdettir. Fakat zikri açık bir şekilde yapmanın tesiri fazladır. Şunun içindir ki, Allâhü Te’âlâ bazı gönülleri günâh işlemekle taşa benzetmiştir. Böylece bu gönül taşını kırıp içinden marifet çeşmelerini ve hikmet pınarlarını akıtmaya zikirle kuvvetli vurmak gerekir.”

Nakledildiğine göre, Resûlullâh (s.a.v.) açıktan zikretmiş ve şöyle buyurmuştur: “Kim cennet bahçelerinden bir bahçeye girmek isterse zikir halkasına girsin.”

(Yazıcıoğlu Ahmed Bican, Envâru’l-Aşıkîn, 392-393.s.)

386 bölüm