Mevlana Takvimi halka açık
[search 0]
Daha fazla

Download the App!

show episodes
 
Loading …
show series
 
Yakın tarihimize damga vuran gençlik teşkilatı Milli Türk Talebe Birliği’nde 1971’de başlayan dönemde kurumsal/kitlesel faaliyetler yanında kişisel gelişime de çok önem verilmiş; “İslâm’ı öğren, yaşa; öğret, yaşat” düsturu hayata geçirilmeye çalışılmıştır. Günümüzde ülkemizin yönetiminde ve önemli görevlerdeki pek çok kişi Milli Türk Talebe Birliği…
 
Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), Osmanlı’dan günümüze, yakın tarihimizin en büyük gençlik hareketinin adıdır. 1916 yılında Daru’l Fünûn’da okuyan bir grup öğrenci tarafından kurulmuştur. 1931’e kadar kayda değer bir varlık gösteremeyen MTTB, bu yıllarda Teknik Üniversite talebesi olan Tevfik İleri’nin genel başkan olmasıyla faaliyetlerini artırmış…
 
Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur: “Allâhü Teâlâ’ya kavuşmayı tekzîb edenler, muhakkak ki hüsranda kaldılar. Nihayet kendilerine ansızın kıyâmet eriştiği zaman: “Yazıklar olsun bize, dünyâda taksir ve vaktimizi zayi’ ettik” diyecekler. Günâhlarını arkalarına yüklenecekler. Bakın, ne kötü, o yüklenecekleri şeyler!” (En’am s. 31) Rivâyet ederler ki, Mü’…
 
İmâm-ı Gazâlî (k.s.) Hazretleri şöyle buyurdu: “Havada uçan, suyun üzerinde yürüyen veya ateş yiyen veyahut da bunlardan başka harikulâde hâller gösteren bir şeyhi gördüğün zaman onu iyi araştır. O şeyh, eğer Allâh (c.c.)’un farzlarından ve Resûlullâh (s.a.v.)’in sünnetlerinden birini terk ediyorsa yalancıdır, düzenbazdır. O, evliyâ değildir. O şey…
 
Müslümanların ağır bir sınavdan geçirildikleri Uhud günü, arkadaşlarının Peygamber (s.a.v.)’e duydukları sevginin belki de en yoğun biçimde ve en fazla sayıda gösterildiği, ispatlandığı bir gündür. Öyle ki bir sabahla akşam arası kadar bir sürede kendilerinden sonra, kıyamete kadar gelecek olan bütün Peygamber (s.a.v.) ümmetine, O (s.a.v.)’i sevmen…
 
İlâhiyat fakültelerinde refomist ve tarihselci hocaların hatalarını anlattığımda bazı öğretim üyeleri, “Hocam hepsini onların içine katma, biz onlardan değiliz” diyenler çok çıkıyor. Evet, ben de kesinlikle inanıyorum ki hepsi böyle değil. Mücadele edenleri makaleler ile de olsa cevap yazanları hariç tutarak, susanlara artık şunu sormak da bize vac…
 
Din makamlarının ilki (dinde ilk kazanılması gereken şey) yakîndir. Yakîn ise Allâhü Teâlâ’ya, O (c.c.)’un râhmet ve gazabına, cennet ve cehenneme kuvvetli bir şekilde îmân etmektir. Bu yakîn ve kuvvetli imân zarurî olarak Allâhü Teâlâ’nın râhmetini ve râhmetinin bir cilvesi olan cenneti ümit etmeyi, O (c.c.)’un gazabından ve gazabının bir yansımas…
 
Efendimiz (s.a.v.)’in bizlere olan emir ve vasiyetlerinden biri de şudur: Biz gönül huzuru ve rahatlığı içinde, Şeriatın çok üstün saydığı âmelleri, daha az fazîletli kabul ettiği âmellerden önce yapacağız. Çünkü en çok ecir ve sevâb kazanma yolu, Şeriatı getirenin yolunda ve izinde yürümektir. Meselâ nafile namaza hiçbir şeyi tercih etmemelisin. M…
 
Allâhü Teâlâ şöyle buyuruyor: “Sonra arkalarından öyle kötü bir nesil geldi ki, namazı bıraktılar, şehvetlerine uydular. İşte bunlar da azgınlıklarının cezâsına uğrayacaklardır.” (Meryem s. 59) Allâhü Teâlâ başka bir âyetinde şöyle buyurur: “O namaz kılanların vay haline ki, onlar namazlarından gafildirler.” (Maûn s. 4-5) Yâni namaza aldırış etmeye…
 
Dr. Mustafa Reşit Baydur (diğer adı Reşit Galip), dönme öğrencilerin okuduğu Alliance İsraelite mektebinde başladığı eğitimini Darülfünun’un Mekteb-i Tıbbiyesi’nde tamamlamıştı. Lozan sonrası Türk-Yunan Mübadele Komisyonu’na delege seçildi. Ardından İstiklâl Mahkemeleri hâkimliğine tayin edildi, mebus yapıldı ve nihayetinde 1933’de Eğitim Bakanlığı…
 
Efendimiz (s.a.v.)’in bizlere olan emir ve vasiyetlerinden biri de şudur: Kadınlara evlerinde oturmalarını, beş vakit namazlarını evlerinde kılmalarını emredip, evden dışarı çıkmaya heves etmemeleri ve yabancı vaizlerin vaazını dinlemeye ihtiyaç duymamaları için Allâh (c.c.) ve Resûlü (s.a.v.)’in kendileri hakkında emrettiklerini yaptıkları takdird…
 
Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz’in getirdiği dinde harâm olduğu bilinenleri helâl bilmek küfürdür. Meselâ: Şarab içmenin, kız kardeş ve benzeri mahremlerle evlenmenin câiz olduğunu iddiâ etmek, zarûret zamânları dışında ve şer’î bir şekilde kesilmeyen hayvanların eti, kanı ve domuz etinin yenmesinin câiz olduğunu iddiâ etmek küfürdür. Küfür kelimesin…
 
Namaza geç kalıp imâma birinci rekâtta yetişemeyen kimseye mesbuk denir. Mesbuk, imâm iki tarafa da selâm verdikten sonra, ayağa kalkarak, yetişemediği rekâtları kaza eder ve kırâetleri (okumaları), birinci, ikinci, üçüncü rekât kılıyormuş gibi okur. Oturmayı ise, dördüncü, üçüncü ve ikinci rekât sırası ile, yani sondan başlamış olarak yapar. Misâl…
 
Allâh (c.c.), Resûlü (s.a.v.)’e olan itaâtin, teslîmiyyetin ve bağlılığın bizzat kendisine yapılmış olacağını birçok âyetinde belirtmiştir. Allâh (c.c.) buyurur ki: “Hayır, Rabbine and olsun ki, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem tayin etmedikçe ve sonradan haklarında verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam olarak teslim olma…
 
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Sabır, imanın yarısıdır.” (Cami‘u’s-sağîr) Bunun izâhı şöyledir: İmân, ancak söz amel ve inanç hususunda uygun olmayan şeyleri terketmek ve uygun olanları yapmakla kemâle erer. O halde, uygun olmayanları terketmeye devâm etmek, sabırdır. Bu da, imânın diğer yarısıdır. Bu izâha göre, imânın tamamının …
 
Ahmed er-Rufâi (k.s.) şöyle buyurmuştur: “Efendiler! Haris buyurdu ki, Beyazıd-ı Bistâmî buyurdu ki..., Hallac-ı Mansûr dedi ki... gibi sözler ediyorsunuz. Bu ne hâldir? ... Sizler bu sözlerden önce; Şafiî dedi ki, Ahmed b. Hanbel dedi ki, İmâm-ı Âzam dedi ki gibi sözler söyleyiniz. Önce, kesin ve açık olan kulluk muâmelelerinizi sıhhâte kavuşturun…
 
Cennet ve Cehennem insan hayatının en nihâyet varacağı son duraklardır. Bunlar en son ve daimi durak yeri sayılırlar. Onlardan sonra başka durak yoktur. Cennet; orası manevi bir mükâfat âlemidir. Orası muvâhhidlerin yurdudur, imân edip salih âmel işleyenlerin, Allâhü Teâlâ’dan korkup, layıkıyla O (c. c.)’a kul olanların, verdikleri ahitlerde sebat …
 
SUÂL: Namazda Fatiha Suresi okunduğunda “âmîn” demenin hükmü nedir? Namazda Fatiha’dan sonra sesli olarak amin denir mi ? CEVAP: ‘’Âmîn”, Yüce Allâh’ın kabul etmesini temenni amacıyla duânın sonunda söylenen sözdür. Hz. Peygamber (s.a.v.) duânın sonunda “âmîn” denilmesini tavsiye etmiştir. (Buhârî) Hanefî mezhebine göre Fâtiha’nın sonunda “âmîn”in …
 
Allâhü Teâlâ’nın emirlerini yaptırırken ve münkerden, kötü işlerden men ederken şeriata uygun hareket etmeli, ihtiyâtı gözetmelidir. Tecessüs etmemelidir. Çünkü Allâhü Teâlâ bunu yasaklıyor. Kimseye kötü zanda bulunmamalıdır. Müslümanların işi iyilik üzere olduğundan, bundan da men olunmuşlardır. Önce kendini şeriata uydurmalı, her sözünü ve hareke…
 
Târihçiler İmâm-ı Âzâm Ebû Hanîfe (r.a.)’in orta boylu, delil getirme yeteneği güçlü, sesi güzel, fizikî yapısı itibariyle mükemmel olduğu husûsunda ittifâk halindedir. İbn Dükeyn (r.âleyh) şöyle demiştir: “İmâm-ı Âzâm Ebû Hanîfe (r.a.) tatlı simalı, sakalı, görünüşü, elbisesi, ayakkabısı güzel, vakar sahibi, heybetli, cömert, güzel kokudan hoşlana…
 
“Dehşete düştüm. Çünkü ilkokulda, lisede öğrendiğimiz şeyler tamamıyla buna aykırıydı. Modern dünyanın gelişimine İslâm dünyasının katkısını sıfır diye biliyorduk. Ritter’in sözleri İslâm ilimleri tarihini öğrenmem için kırbaç rolü oynadı. Bütün dünyayı terk ederek gece gündüz bunun için çalıştım.” Öteden beri çok tartışılan bir konu var: İslam dün…
 
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in bizlere olan emir ve vasiyetlerinden biri de, mescidlerimizin temiz tutulması hakkındadır. Mescidlerin içerisini bizlerin, çocuklarımızın veya bizlere hizmet edenlerin veya yanımızda ikâmet edenlerin bıraktıkları veya attıkları şeylerden, bilerek veya bilmeyerek bıraktıkları çer-çöp, toz-toprak, süprüntü, döküntü vey…
 
Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz’in şöyle buyurduğu anlatılıyor: “Ben günde yüz defa Allâh (c. c.)’a tevbe ederim.” Bir başka rivâyette: “Ey insanlar, Allâh (c. c.)’a tevbe ediniz. Ben, bir gün ve bir gecede yüz defa Allâh (c.c.)’a tevbe ederim.” Resûlullâh (s.a.v.)’in hâline bir bakın. Geçmiş ve gelecek günâhları bağışlandığı hâlde devamlı Allâh (c.c…
 
Misvâk; çöllerde yetişen: “Arak Ağacı”nın (Salvadora Persika) kök ve dallarından elde edilen güzel kokulu bir diş fırçasıdır. Misvâk’ta, insan sağlığına faydalı 35 çeşit organik ve kimyasal madde bulunmaktadır. Etkili bir temizlik için 5 dakika boyunca temizleme hareketlerine devam edilmelidir. Resûl-i Müctebâ (s.a.v.) Efendimiz: “Misvâkı o kadar ç…
 
Âyet-i celîlede şöyle buyrulur: “Allâhü Teâlâ’dan gayrisini (ilâh edinen) müşriklerin taptıklarına sövmeyin, ki onlar da haddi aşarak, bilgisizlikle, Allâhü Teâlâ’yâ ta’n etmesinler. Biz, (müşriklerin putlara ibâdetini tezyin ettiğimiz gibi) her ümmetin (hayır ve şer, tâat ve isyân) âmellerini tezyin ederiz. Sonra dönüşleri Râbleri ve celle şânühu’…
 
Karaların ve denizlerin hâkimi Kânuni Sultan Süleyman dindar bir padişahtı. O da âlimlere, Meşâyih-i Kirâm’a büyük bir muhabbet besliyordu. Bağdat Seferi esnasında padişah ilk önce Musa Kâzım Hazretlerinin türbesine giderek orada bulunan fakirlere pek çok sadaka dağıtıyor, İranlıların tahrip ettikleri Abdülkâdir-i Geylânî (k.s.) Hazretleri’nin meza…
 
İslâm’ın öngördüğü iktisâdî sistem kapitalizm ve komünizmde olduğu gibi bir teori değildir. Bazı dönemlerin bozuk ekonomik sistemlerine tepki olarak da doğmamıştır. İslâmiyet; bir milletin sosyal, iktisadî ve hukukî ihtiyaçları, dünyâdaki ve âhiretteki durumları esas alınarak bildirilmiş olan Allâhü Teâlâ’nın ve O (c.c.)’un yüce Peygamberi (s.a.v.)…
 
“... Kim var?” diye seslenilince, sağına ve soluna bakınmadan fert fert “Ben varım!” cevabını verici, her ferdi “Benim olmadığım yerde kimse yoktur!” duygusuna sahip bir dâva ahlâkını pırıldatıcı bir gençlik... Can taşıma liyakatini, canların canı uğrunda can vermeyi, cana minnet sayacak kadar gözü kara ve o nispette strateji ve taktik sahibi bir g…
 
Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik... “Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!” şuurunda bir gençlik... Devlet ve milletinin büyük çapa ermiş yedi asırlık hayatında ilk iki buçuk asrını aşk, vecd, fetih ve hakimiyetle süsleyici; üç asrını kaba softa ve ham yobaz elinde kenetleyici; son bir asrını Allâh (c.c.)’un, Kur’ân’ında “belhüm adal” dediği…
 
İstihâre namazı şöyledir: Hakkında bir şeyin hayırlı olup olmadığına dair manevi bir işarete nâil olmak isteyen kimse yatacağı zaman iki rek’at namaz kılar. İlk rek’atinde Kâfirun sûresini, ikinci rek’atında da İhlâs suresini okur. Nihayetinde de istihare duâsını okur. Sonra da abdestli olarak kıbleye yönelerek yatar. Rüyâda beyaz veya yeşil görülm…
 
İhyâ Şerhinde yazıyor ki; Selef-i Salihin’in Kur’ân-ı Kerîm’in hatminde çeşitli âdetleri vardı. Bazıları İmâm Şafiî (r.âleyh)’in Ramazan haricinde yaptığı gibi her gün bir hatim indirirlerdi. Bazıları da İmâm Şafiî (r.âleyh)’in yaptığı gibi her gün iki hatim indirirlerdi. Hangisi doğru? Bazı zâtların âdetleri ise günde üç hatim indirmekti. Nitekim …
 
İmâm Birgivi (r.âleyh) der ki; evlâdıma, dostlarıma, bütün din kardeşlerime vasiyetim odur ki; Allâhü Teâlâ’nın emrettiği farz ve vâcib, her ne varsa tamamını yerine getirmeye azmetsinler. Kazâya kalmış olan namazlarını edâ etsinler. Namaz farz olduğu gibi namazı kendi vaktinde edâ etmek de farzdır. Kazaya kalmış namazları edâ ederken evvelâ bir ez…
 
Günümüzde kadınlar çeşitli vesîlelerle ve yaldızlı sözlerle sokaklarda mutluluğu aramaya itiliyor. Cenâb-ı Hâkk’ın kadına yüklediği bir temel vazife, neslin muhâfazası ve terbiyesidir. Bu ilâhî tanzimin dışına çıkılırsa, kadının fıtratına ihânet edilmiş olur. Çağımızda kadınlarla erkekler arasında uydurma bir eşitlik yarışı başlatılmıştır. Yaratılı…
 
Soru: “Kızım 10 yaşında. Elhâmdülillah 7 yaşından beri de dört vakit namazını kılıyor. Sorum sabah namazı ile ilgili. Sabah namazı disiplini kazandırabilmek için ne yapılabilir? Eşim ve ben farklı davranıyoruz. Ben kızımı fiziksel olarak namaza kalkması için zorluyorum; ancak eşim sadece sözlü olarak namaza kaldırıyor. Bu meselede nasıl davranmamız…
 
1803 yılında “Granol Türk” adlı bir Amerikan gemisi, Tunus’a geldi. Fakat Trablus Beylerbeyliği’ne bağlı Türk korsanlarının bazı Amerikan gemilerini vurması üzerine, Birleşik Amerika Devleti, Akdeniz’e bir harb filosu göndererek sancak göstermek ve kuvvet gösterisi yapmak istedi. Filoya bağlı 35 toplu Filedelfiya ile Vixen adlı harb gemileri, Trabl…
 
İslâm’ın açık ve beyenelminel düşmanları hepimizin malumudur. Ancak bunlardan daha zararlısı ise maalesef ilahiyat fakültelerimizi gittikçe sarmakta olan Ehl-i Sünnet düşmanı bir kısım ilahiyatçı “misyoner”lerdir. Bunlar yıllardır bilhassa müsteşriklerden esinlenmişlerdir. Şimdi ise onların metodları ile hareket ederek İlahiyat fakültelerinde gençl…
 
Alkame b. Kays (r.a.), bir gün Kufe Mescidi’nin minberine eliyle vurarak şunları anlattı: Hz. Alî (r.a.), bu minber üzerinde bizlere hitap etti. Bunda Allâh (c.c.)’a hâmd-ü senâlar ettikten ve O (c.c.)’un dilediği şeylerden bahsettikten sonra şöyle buyurdu: “İçinizden bazı kimselerin beni, Ebûbekir (r.a.) ile Ömer (r.a.)’den üstün tuttuklarını duyd…
 
Rivâyet edildiğine göre, Hz. Îsâ (a.s.) bedenleri zayıflamış, renkleri solmuş üç kişiye rastladı da, onlara, “Sizi gördüğüm bu hale ne düşürdü?” dedi. Bunun üzerine onlar, “Cehennem korkusu” deyince, Hz. Îsâ (a.s.), “Allâh (c.c.)’a, korkanları korktukları şeylerden emin kılması yakışır” buyurdu. Sonra onları terkettiğinde başka bir topluluğa rastla…
 
Sakal, Peygamber (s.a.v.)’in sünneti, yani yolu olduğu gibi, bütün peygamberlerin de sünnetidir. Cenâb-ı Allâh tarafından gönderilen bütün nebi ve resûller sakallı idiler. Bu yüzden sakalın büyük bir önemi vardır. İslâm’da sakalın hükmüne gelince, Hanefî, Malikî ve Hanbelî mezheplerine göre erkeklerin sakal bırakmaları vaciptir. Peygamber (s.a.v.) …
 
Ebû’d-Derdâ (r.a.) der ki: “Allâh’ın, peygamberlerin yerine geçen ebdâl adlı bazı kulları vardır ki, onlar, yeryüzünün sütunlarıdır. Peygamberlik sona erince Allâh (c.c.), Hz. Peygamber (s.a.v.)’in ümmetinden bazı kimseleri peygamberlerin yerine geçirmiştir. Bu kimseler, ne oruç ve namaz çokluğu ne de güzel görünüşleriyle insanlara üstün olmuşlardı…
 
Malûm ola ki, Baki’ denilen yer sur (kale duvarları) dışında mübarek bir yerdir ki, vasfa gelmez. Medine kalesinin Bab-ı Cum’a tarafındadır. Bütün mevtaları o kapıdan çıkarırlar. İşte Baki’ dedikleri yer surların dışında etrafı duvarla çevrili bir mezarlıktır, içinde başka başka kubbeler, türbeler, kapılar vardır. Asıl Baki’ mezarlığının dört beş y…
 
Türkiye’de ihmâle uğrayan konulardan biri de şüphesiz “Çalışan Anne”dir. Kadına iş veren müesseseler, onun aynı zamanda bir anne ve ev kadını olduğunu kabul etmek istemiyorlar. Günümüzde “Bir ev, tek maaşla geçinmez” tekerlemesi âdeta peşin hüküm haline gelmiştir. Bilhassa okumuş kadınlar, kendilerini çalışmak zorunda hissetmektedirler. Çalışmak ve…
 
Hz. Esma (r.anhâ) Hz. Ebû Bekir (r.a.)’in kızı, Abdullah bin Zübeyr (r.a.)’in annesi, Hz. Aişe (r.anhâ)’nın üvey kız kardeşi olan meşhur sahâbiye kadınlardandır. İslâm’ın ilk yıllarında müslüman olmuştu. Hicretten yirmi yedi sene önce doğmuştu. Buhari’de Hz. Esma (r.anhâ)’nın hayat tarzı bizzat kendi ağzından nakledilmiştir. Diyor ki: “Ben Hz. Zübe…
 
Ehl-i Sünnet ve’l Cemâ’at mezhebi üzere olman için Kelime-i Şehâdet’ten başka on şeye daha inanman lâzımdır. 1. Kur’ân-ı Kerîm’in Allâhü Teâlâ’nın kelâmı olduğuna inanmalısın. 2. Kendi îmânında şübhe etmemelisin. 3. Resûlullâh (s.a.v.)’in Ashâbı (r.a.e.)’den hiçbirine dil uzatmamalı, kötülememelisin. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’den sonra, Ebûbekir…
 
Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur: “O zaman (görürler ki) kendilerine tâbi olanlar, kendilerine uyanlardan hızla uzaklaşmıştır. Hepsi o azabı görmüşlerdir. Aralarındaki bağlar kopmuştur. Ve o tâbi olanlar şöyle demiştir: “Eğer bizim için dünyaya bir defa dönme imkânı olsaydı, bugün bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşırdık.” Böylece All…
 
Mimar Sinan, tam manasıyla bir sanat dâhîsidir. Türk mimarisini erişilemeyecek dereceye yükseltmiştir. Mimar Sinan mimarbaşı olduğu sürece, birbirinden çok değişik konularla uğraştı. Zaman zaman eskileri restore etti. Bu konudaki en kesif çabaları Ayasofya için harcadı. 1573’te Ayasofya’nın kubbesini onararak çevresine takviyeli duvarlar yaptı ve e…
 
Berâ b. Azıb’den rivâyet edilen hadîste Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: “Seslerinizi Kur’ânla süsleyiniz.” (Abdurrezzâk) Yani onun kıraatına düşkün olunuz ve seslerinizi onunla meşgul ediniz. manasınadır. Buhâri ve Müslim’in; Ebû Hüreyre (r.a.)’den yaptıkları rivâyete göre Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Allâhü Teâlâ hiçbir sesi, k…
 
Nebî (s.a.v.) ölümü temennî etmekten nehyederek şöyle buyurmuştur: “Sizden hiç kimse, kendine gelen bir musibetten dolayı ölümü temennî etmesin, ancak, Allâh’ım, hayat benim için hayırlı olduğu sürece beni yaşat, ölüm hayırlı ise benim canımı al, desin.” Sehl b. Abdullah et-Tûsterî (k.s.) demiştir ki: “Ölümü ancak üç kimse temennî eder: Ölümden son…
 
Osmanlı Devleti’nde medreselerde iyi yetişmiş öğrenciler, önce müderris olurlardı. Sonra bunların arasından kadılar seçilir. Hukuk işleri böyle yürürken, denenmiş bazı kadılar, Sancak beyi, Beylerbeyi vezir ve nihayet Şeyh-ül İslâm olurdu. Kadılar yüksek bilgiye sahip olurken, verdikleri hükümler ve kararlar daima adil olurdu. Bu kadılar, hiçbir te…
 
Ebû Hüreyre (r.a.) şöyle anlattı: Resûlullâh (s.a.v.) sordu: “Gıybet nedir? Bilir misiniz?” “Allâh (c.c) ve Resulü (s.a.v.) daha iyi bilir” dediler. Şöyle buyurdu: “Din kardeşini sevmediği bir şeyle anarsan gıybetini etmiş olursun.” Sahabelerden biri sordu: “Dediğim ayıbı kendisinde görürsem ne olur?” Şöyle buyurdu: “Dediğin şey onda varsa gıybet o…
 
Loading …

Hızlı referans rehberi

Google login Twitter login Classic login