Furkan sahibi olmalısın! / 17.11.2020 / Kerem Önder

50:05
 
Paylaş
 

Manage episode 312376587 series 3233853
Kerem Önder tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِن تَتَّقُوا۟ ٱللَّهَ يَجْعَل لَّكُمْ فُرْقَانًا

وَيُكَفِّرْعَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ۗ وَٱللَّهُ ذُو ٱلْفَضْلِ ٱلْعَظِيمِ

“Ey iman edenler! Eğer Allah´tan korkarsanız O, size iyi ile kötüyü ayırdedecek bir anlayış verir, suçlarınızı örter ve sizi bağışlar. Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.” (Enfâl 29)

“Takva, Allah'ın Furkân Vermesine Vesile Olabilir

Ayette, "O, size (iyi ve kötüyü ayırdedecek) bir Furkân verir" ifadesi ile anlatılan husustur. Bu, "Allah sizinle kâfirlerin arasını ayırır" demektir. Lafız mutlak olarak zikredildiği için bu "Furkânı", mü'minlerle kâfirler arasında meydana gelen bütün ayırıcı vasıflar manasına hamletmek gerekir. Bundan dolayı diyoruz ki: Bu farklar ya dünya ya da âhiret halleri ile ilgilidir. Dünya halleri ile ilgili olanlar ise, ya kalbin halleri ile, yani bâtınî haller ile ilgili olur; ya da zahirî hallerle ilgili olur. Kalbin halleri ile ilgili olanlar ise şunlardır:

a) Allah Teâla, hidayeti ve marifetullahı (Allah'ı bilmeyi), mü'minlere has kılmıştır.

b) Allah yine inşirahı (iç genişliği ve gönül huzurunu) da müminlerin kalblerine vermiştir. Nitekim Allah Teâlâ, "Öyle ya, Allah'ın, göğsünde İslam için bir inşirah verdiği kimse, kalbini mühürlediği kişi gibi midir? Çünkü o, Rabbinden bir nur üzerindedir" (Zümer, 22) buyurmuştur.

c) Münafık ve kâfirlerin kalbi öylesi kötü huylar ve âdi hallerle dolup taştığı halde; Allah Teâlâ, mü'minlerin kalblerinden ve gönüllerinden kini, öfkeyi, hasedi, hile ve tuzakları gidermiştir. İyi hallerin kalblerde doğmasının sebebi şudur: Kalb, Allah'a itaat etmekte nurlanınca, bütün karanlıklar ondan gider. Çünkü marifetullah (Allah'ı tanıyıp bilmek), bir nurdur. O kötü huylar ise adetâ birer zulmet, karanlıktır. Dolayısiyle nûr gelince, karanlık mutlaka zail olur.

Zahirî hallerle ilgili olan bu farklar da şunlardır: Allah Teâlâ yüceliğini, fethini, muzafferiyetini ve yardımını müslümanlara tahsis etmiştir. Nitekim O: "Halbuki şeref, kuvvet ve galibiyet Allah'ındır, Resulünündür, mü'minlerindir" (Münafikûn, 8) ve "Çünkü O (Allah), bu dini diğer bütün dinlerden üstün kılacaktır" (Saf, 9) buyurmuştur. Kâfir ve fâsıkların hali ise, bunun aksinedir.

Âhiret halleriyle ilgili farklara gelince, bunlar mükafaat, daimî menfaatlar, Allah ve melekleri tarafından ta'zim edilme bakımlarındandır. Bütün bu haller, âyetteki "Furkân"a dahildir.

"Seyyiatın bağışlanması" ifadesi ile, dünyada iken "onların örtülmesi, saklı ve gizli kalması" manası; "mağfiret" ile de "ahirette tamamen bağışlanması" manası kastedilmiştir.

387 bölüm