show episodes
 
Artwork
 
Kelimenin Ham Anlamıyla siz kıymetli dinleyenlerimize ortamlarda satmalık çil çil kelimeler, ışıl ışıl etimolojik hikayeler vaat ediyoruz. Bendeniz Ali İhsan İhsan Varol, Podbee Media ile hazırladığımız podcast serimize hoşgeldiniz!
  continue reading
 
Loading …
show series
 
Abdest alan kimse, yüzünü üç defa yıkadıktan sonrasakalını hilaller, fakat üç defadan fazla hilallemez. (İhramlı olan kişilerin durumu bu hususta farklı olup onların, sakallarını hilâllemeleri mekruhtur; zira bu, sakalkıllarının düşmesine sebep olur.)Eğer sakal sık olup altındaki deri görülmüyorsa, sakalın altındaki deriyi yıkamak farz değildir. Su…
  continue reading
 
Dâvûd (a.s.)’ın şöyle dediği nakledilir: "Yâ Râbbi, Sananasıl şükretmiş olurum ki! Benim sana şükrüm de, ancak senin nimet vermenle tamamlanır. Bu nimet de beni bu şükremuvaffâk kılmandır.’’ Bunun üzerine Hâkk Teâlâ şöyle nidâetti: "Bana şükretmekten âciz olduğunu anladığına göre,takatin ve gücüne göre şükretmiş oldun,"Hz. Peygamber (s.a.v.)’den şö…
  continue reading
 
Hazrec kabilesinin efendisidir. Ebu Sabit ile künyelenirdi. Cahiliyye’de yazı yazmasını bilirdi. Yüzücülüğüve ok atıcılığı iyiydi. Bu yüzden ona: “el-Kamil” denilirdi. O, babası ve çocukları cömertlikleriyle meşhur idiler.Onların bir yemekhaneleri vardı ve her gün kapısında:"Yağ ve et isteyen Düleym b. Harise’nin yemekhanesinegelsin.” diye seslenil…
  continue reading
 
Yalan günahların en büyüklerinden ve ayıpların ençirkinlerindendir. Ciddi de konuşsan, şaka da konuşsandilini yalana alıştırma. Şakayla yalan söylemek seniciddi konuşurken de yalan söylemeye götürür. Yalan,büyük günâhların aslı, esası ve anasıdır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Tirmizî'de geçen bir hadis-i şerifteşöyle buyuruyor. "Size doğru sözlü …
  continue reading
 
Ebû Davud'un Abdurrahman bin Ebû Leylâ (r.a.)'denyaptığı rivayete göre, Peygamber (s.a.v.) bir gece yolculuğu yapıyorlarmış, arkadaşlarından biri devesininüzerinde uyuya kalmış, bunu görenler bir kısmı uyuyanın yanındaki urganı çekip almışlar, adam korku içindeuyanmış. Buna muttali olan Resûlullâh (s.a.v.): "Bir Müslümana diğer bir müslümanı korkut…
  continue reading
 
Tasavvuf yolunun büyükleri, Sünnet-i Seniyye’ye uymuş,takva yolunu tutmuşlardır. Sünnet-i Seniyye’ye uymakla vetakva yolunu seçmekle birlikte, eğer bu haller ve manevidurumlar ile şereflenirlerse, büyük ni’met bilirler. Eğer, buhallere ve manevi durumlara kavuşurlar, fakat sünnete yapışmakta ve azîmeti seçmekte gevşeklik olursa, bu hallerihiç beğen…
  continue reading
 
Resûlullâh (s.a.v.) buyuruyorlar ki: “Bir melek yanıma gelerek bana selâm verdikten sonra şöyle dedi: ‘Ben devamlıolarak seninle müşerref olmak için Allâh’ımdan müsaade istiyordum.’ Melek daha sonra şöyle dedi: ‘Ey Allâh’ınResûlü sana müjdeler olsun ki, Allâh’ın nezdinde sendendaha iyi bir hiç kimse yoktur.’”“Benimle kıyâmetin durumu (ha geldi, ha …
  continue reading
 
Efendimiz (s.a.v.), bizlere işlerimize başlarken Allâh (c.c.)’ahamd ederek başlamamızı vasiyet etmişlerdir. Zira hamd etmek ihtiyacımızı arz etmeden önce sunduğumuz bir hediyehükmündedir.İnsanın şükrü dil ile Allâh (c.c.)’a hamd etmektir. Bir de, üzerinde bulunan nimetleri Allâh (c.c.)’dan bilip bunu itiraf etmektir.Muhammed b. Kâ’b el-Kurezî şöyle…
  continue reading
 
Allâh Resûlü (s.a.v.): “Besmele ile başlanmayan her işbereketsiz ve sonu kesiktir” (Müsned, c.2 s.259) buyurmuştur.Allâh (c.c.)’ya ve Resûlü (s.a.v.)’e inanan bir kimsenin Azîz veCelîl olan yüce Allâh’ın adına öncelik vermesi, en başta onugâye edinmesi gerekir. Bunun sağlanması da ancak, en baştaAllâh (c.c.)’ün adını anmak ve yapılması gereken işi …
  continue reading
 
Tanzimat Fermanı ile başlayan ve Jön Türk-ler tarafından yaygınlaştırılan batılılaşma (hris-tiyan kültürünü benimseme) taraftarlığı, mîlâdî takvimin kâbulü ile zirveye çıktı ve yılbaşı gece-lerini kutlama adı altında hristiyan kültürü ülke-mizde hızla yaygınlaştırılmaya çalışıldı.Yılbaşı adı altında hristiyan kültürünü yay-gınlaştırmak için başta r…
  continue reading
 
Mükelleften güçlük ve sıkıntı kaldırılmıştır. Bu-nun iki gerekçesi vardır. 1. Mükellefin teklif yolunda ilerlemeden kesilmesi, ibâdetleri sevmemesi ve yü-kümlülükten nefret etmesi endişesi. 2. Kula yönelik çeşitli yükümlülüklerin çok ve bir anda bulunması durumunda onları gereği gibi yerine getirememesi endişesi. Meselâ, mükellefin ailesine, çocukl…
  continue reading
 
Allâhü Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “Ey insanlar! Râbbinizden size bir öğüt ve kâlblerde olana bir şifâ, ina-nanlara doğruyu gösteren bir rehber ve rahmet gelmiştir.” (Yunus s. 57) Ayette geçen “ Mev’ize ve va’z” sözün-den maksat; Kur’ân’dır. Va’z; korkutmakla birlikte men etmektir. Va’z; kendisi için kal-bin rikkat, geleceği şeylerde hay…
  continue reading
 
Bütün peygamberler ve özellikle; İdris , Nuh, Hûd, Salih, İbrahim, Şuayb, Musa, İl-yas ve İsa (a.s.e.) gönderildikleri kavimleri, putperestlikten kurtarmaya ve bir olan Al-lâh (c.c.)’a imân ve ibadet ettirmeye olanca çabalarını harcamışlar; hatta, bu yolda can verenler bile olmuş ancak ne yazık ki, umu-lan mutlu sonuca ulaşılamamıştır.Her yerinden …
  continue reading
 
Talha bin Ubeydillâh (r.a.) İslâm’a ilk giren sekiz kişiden biridir. Ticâret için gittiği Bus-râ’da gördüğü bir râhipten Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz’in peygamber olacağını duydu. Mekke’ye dönünce Hz. Ebû Bekir (r.a.)’le gö-rüştü ve onun vâsıtasıyla müslüman oldu. Hz. Talha (r.a.), Hz. Zübeyr (r.a.) gibi Cen-net’le müjdelenen on kişiden biridir. Z…
  continue reading
 
Peygamber (s.a.v.) “Âhir zamânda imânı muhâfaza etmek, kor ateşi elde tutmak ka-dar zor olacak. Kişi sabah evden imânlı çı-kacak; akşam eve imânsız gelecek, akşam imânlı yatacak; sabah imânsız kalkacak.” diye buyurdular. İnsanın en kıymetli cevheri imânıdır. Bunu çok iyi korumak gerekir. Pey-gamberimiz (s.a.v.) Efendimiz buyurdular ki: “Elbisenin e…
  continue reading
 
Ramazân-ı Şerîf’in karşılayıcısı durumunda olan mübârek aylardan Receb ayının ilk Cum’a gecesine Regâib gecesi denir. Bu geceye Regâib gecesi denmesinin asıl sebebi şudur: Bu gecede Peygamberimiz (s.a.v.)’e hâs bazı manevî ihsânlar gerçekleşmiştir ki olmasıdır ki bunun şükür ifâdesi olarak Peygamberimiz (s.a.v.) on iki rek’at namâz kılmışlardır.Res…
  continue reading
 
Bu gece pek mübârek bir gecedir. Allâhü Te’âlâ’nın ilâhi ihsân ve manevî hediyelerinin diğer zamanlardan daha çok tecelli etmesi, sa-mimi kalble Allah (c.c.)’a yönelenlerin affedilme-lerinin çokça ümit edilmesi ve mü’mînlerin sa-mimiyet ve arzuyla Allâhü Teâlâ’ya yönelmeleri sebebiyle bu geceye Regâib denilmiştir.”Bu gece Resûlullah (s.a.v.) için s…
  continue reading
 
Eğer Kur’ân’ın bütün mânâları tamamlan-mış olmasaydı, o zaman ona böyle denmesi doğru olmazdı. Daha buna benzer, Kur’ân’ın hidayet, kalplerde bulunan her şeye şifa oldu-ğunu belirten ayetler bulunmaktadır. Kalplerde bulunan her şeye şifâ olabilmesi için, onun her şeyin açıklamasını, çözümünü içermesi gerek-lidir. Bunu bildiren hadisler ve selefe ai…
  continue reading
 
Biz, sonra peygamberlerimizi ve iman edenleri kurtarırız. Sanki şöyle söylenmiştir: “Biz, inkarcı milletleri helak ederiz. Azabın inmesi anında peygamberlerimizle onlara iman edenleri kurta-rırız. İşte böylece iman edenleri, her türlü sıkıntı ve azaptan kurtarmak bizim üzerimize haktır.” (Yunus s. 103) Bu cümlede, ayrıca söylemeye ihtiyaç olmadığın…
  continue reading
 
Receb-i Şerîf’te Okunacak Duâ:Bi’smi’llâhi’r- rahmâni’r- rahîmAllâhümme bârik lenâ fî Recebe ve Şa’bân ve belliğnâ Ramazân vahtim lenâ bi’l-îmân ve yessir lenâ bi’l- Kur’ân.(Bu duânın, sayı sınırlaması olmamakla berâber, Receb-i Şerîf boyunca günde 100 def’a okunması fazî-letlidir.)Receb-i Şerîf Duâları:İlk on (10) gün: “Sübhâna’llâhi’l- hayyil- ga…
  continue reading
 
Mûsâ bin İmrân (r.a.)’ın bildirdiği bir Hadîs-i Şerîf’te: ‘‘Cennette bir nehir vardır. Ona Receb denir. Sütten beyaz, baldan tatlıdır. Receb ayın-da bir gün Oruç tutana Allâhü Te’âlâ kıyâmet günü o nehirden su verir.’’ buyuruldu. (Asbahânî, et-Terğib (1847), İbn Hacer Askalanî, Tebymu’l Aceb Bima Verade Fi Şehri Recep, s.33)Mâzenî, Hüseyin bin Alî …
  continue reading
 
Bilimsel yöntem sayesinde, kozmozdan kuantum, ilmin her alanında büyük buluş-lar yapıldı. Peki bilimsel yöntemi kim buldu derseniz akla Isaac Newton gelir. Galileo ve Descartes diyenler olur. Bilim tarihçilerine so-rarsanız onlar Roger Bacon diyecektir. Ancak konu ile ilgili detaylı araştırma yapanlar, bilim-sel metodun icadını, Roger Bacon’ı da Ne…
  continue reading
 
Hz. Utbe bin Gazvan (r.a.) ilk müslümanlar-dan olup Ashab-ı Kiram (r.a.e.) büyüklerinden-dir. Başta Bedir olmak üzere Resûlullâh (s.a.v.) ile birlikte birçok savaşa katıldı. Meşhur bir okçu olup bu savaşlarda büyük kahramanlıklar gös-terdi. Hz. Ömer (r.a.) döneminde pek çok fetih hareketinde görev aldıktan sonra Basra valisi olarak görevlendirildi.…
  continue reading
 
Çağdaş akımlar, pozitivist, materyalist, ateist rüzgârlar bizi “yerimizden” etti. Kafamızı karış-tırdı. Gözümüze kulağımıza perde indirdi. Kitap okuyamaz, sohbet dinleyemez olduk. Küresel-leşme fırtınası, uluslararası sermaye tayfunu bizi çok yabancı sahillere götürüp bıraktı. Evsiz, barksız, yolsuz yurtsuz kaldık. İşte Mevlânâ… İnsan ile aşk arası…
  continue reading
 
Mezhep, kısaca hayatı vahyin gösterdiği istikamette yaşayabilmek için, bir başka ifa-deyle vahyi hakkı verilmiş bir anlama faaliye-tinin konusu yapabilmek için gerekli usul ve ilkelerin adıdır. Bunun kolay bir iş olmadığı, dahası, masa başı ve münferit birtakım faaliyetlerle yapılamayacağı, anlamamız gereken ilk husustur. Bu itibarla bir kimsenin, …
  continue reading
 
17.yüzyılda Konya’da yetişen evliyâ hanım-lardandır. Mevleviye tarîkatının büyüklerindendir. Babası, Mevleviye tarîkatının ileri gelenlerin-den Şeyh Muhammed olup, soyu Hz. Mevlâna (k.s.)’a dayanır.Doğmadan önce annesi rüyâsında Şeyh Dîvânî’nin kendisine süslü bir bilezik taktığını, ayrıca bir bilezik daha verip; “Bu da doğacak kızınızın.” dedikler…
  continue reading
 
Dil, kalpte olanların tercümanıdır. Az ko-nuşmayı alışkanlık hâline getirenin elinden ve dilinden kimse eziyet görmez ve kendisi de kibre düşmez. Susmak yüz derdin tek bir dermanı gibi etkilidir. Bir hadis-i şerifte Allâh Resulü (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: “Allâh’ı zikretme dışında çok konuşmayın. Çünkü Allâh’ı zikir dışında çok konuşmak kalple-r…
  continue reading
 
Enes bin Mâlik (r.a.)’den rivayet edilmiştir. Nebi (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: “Kimde şu üç özellik bulunursa o kişi imânın tadını almıştır: Allâh ve Resûlü’nün kendisine diğer herkes-ten daha sevgili olması, sevdiği kişiyi sadece Allâh için sevmesi, Allâh kendisini küfürden kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmekten, ateşe atılacakmışçasına nefr…
  continue reading
 
Osman (r.a.)’den bir rivayette Nebî (s.a.v.): “Sizin en faziletliniz Kur’ân’ı öğrenen ve öğretendir” buyurdu, demiştir. İbn-i Ömer (r.a.)’den rivayete göre Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kur’ân sahibi (yani hafızın benzeri) bağlı devenin bir misâli gibidir. Deve sahibi devesini gözetlerse tu-tabilir, mukayyed olmayıp bırakırsa kaçar gider.…
  continue reading
 
İlyas (a.s.), Bâlebek kralı tarafından arattırıldı-ğı sıralarda, bir gece, İsrailoğullarından çok yaşlı bir kadının evine sığınmış, saklanmıştı. Kadının, Elyesa’ adındaki oğlu, çok hasta idi. İlyas (a.s.)’ın duâsıyla iyileşince, Elyesa’ İlyas (a.s.)’a imân ve onun peygamberliğini tasdik etti ve artık yanından hiç ayrılmadı. İlyas (a.s.), nereye gid…
  continue reading
 
1. Cünüp olan kişinin namaz kılması haram-dır. Cenâb-ı Hâkk şöyle buyurmuştur: “Ey imân edenler sarhoşken ne söylediğinizi bilene kadar ve cünüp olup yolcu olmadığınızda gu-sül edene kadar namaza yaklaşmayın.” (Nisa s. 43)2. Mescide giremez. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyuruyor: “Ben ne cünüp olana ne de hayız olana, mescidi helâl gör-müyor…
  continue reading
 
Sünnet olan, Kur’an’ı tertîl üzere okumaktır. Çünkü Cenâb-ı Hâkk, “Kur’ân’ı da açık açık, tâne tâne oku” (Müzzemmil s. 4) buyurmuştur. Tertil ise, harflerin ve kelimelerin açık seçik okunmasıdır. Kur’ân’ı bu şekilde okumanın faydası ise, kıraat bu tarzda eda edildiğinde, hem kendisi bu lâfızların manasını anlar, hem de başkalarına anlatmış olur. Ha…
  continue reading
 
İlim yoluna giren ve ilim öğrenmeye son derece istekli olan bir müslüman; eşsiz bir âlim olup arkadaşlarından üstün olmak, onlardan daha önde görünmek, insanlardan ilgi ve alâka görmek veya dünyalık kazanmak düşüncesiyle ilim öğreniyorsa, bilmelidir ki, dinini yıkmak, kendi kendini mahvetmek ve âhiretini dünya karşılığında satmak için çalışıyor dem…
  continue reading
 
Efendimiz (s.a.v.)’in bizlere olan emir ye vasiyetlerinden biri; ezân ile kamet arasında Hâkk Teâlâ’dan bizlerin ve umum müslümanların dünya ve âhiret ihtiyaçlarımızı görmesini istememizdir. Fakat bu işi yaparken bir şer’î özür olmadıkça ifrata kaçmamalıyız. Bu anda duâ etmenin fazîleti şundan ileri geliyor: Çünkü kul ile Zülcelâl arasındaki örtüle…
  continue reading
 
İman, dil ile ikrar ve kalp ile tasdiktir. Tek başına ikrar iman kâbul edilmez. Çünkü, tek başında ikrar, iman addedilse idi; münafıkların tamamı mü’min olurdu. Aynı şekilde sadece kalbin idrak etmesi (tasdik) de iman olmaz. Eğer bu durum tek başına yeterli olsa idi, Ehl-i Kitab’ın tamamı mü’min olurdu. Halbuki Allâhü Teâlâ dilleriyle ikrar eden mü…
  continue reading
 
Yakın tarihimize damga vuran gençlik teşkilatı Milli Türk Talebe Birliği’nde 1971’de başlayan dönemde kurumsal/kitlesel faaliyetler yanında kişisel gelişime de çok önem verilmiş; “İslâm’ı öğren, yaşa; öğret, yaşat” düsturu hayata geçirilmeye çalışılmıştır. Günümüzde ülkemizin yönetiminde ve önemli görevlerdeki pek çok kişi Milli Türk Talebe Birliği…
  continue reading
 
Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), Osmanlı’dan günümüze, yakın tarihimizin en büyük gençlik hareketinin adıdır. 1916 yılında Daru’l Fünûn’da okuyan bir grup öğrenci tarafından kurulmuştur. 1931’e kadar kayda değer bir varlık gösteremeyen MTTB, bu yıllarda Teknik Üniversite talebesi olan Tevfik İleri’nin genel başkan olmasıyla faaliyetlerini artırmış…
  continue reading
 
Makam ve şöhret sevgisi “Başka insanların kalbinde kendisine karşı hürmet beklentisi içinde olmak” olarak tanımlanır. Şöhret sevgisi gizli bir hastalık olduğu için kişi, bazen kendisinde bu hastalığın varlığını tespit etmekte zorlanır. Ancak bu hastalık arttığında kendisini gösterir ve o zaman kişi bunun farkına varır. Şöhret sevgisinin peşine düşe…
  continue reading
 
Loading …

Hızlı referans rehberi

Keşfederken bu şovu dinleyin
Çal