Urogenital Hastalıklar-5 Pelvik İnflamatuar Hastalık ve Epididimit

11:27
 
Paylaş
 

Manage episode 332889062 series 1729509
Acilci.Net - Ses ve Video Tüm Bölümler, Acilci.Net - Ses, and Video Tüm Bölümler tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.
Ürogenital hastalıklar acil servise başvurular arasında küçük bir dilime sahip olsa da hemen hemen her gün karşılaştığımız hastalık gruplarını oluşturmaktadır. Hastaların kendilerini ifade edememeleri, çekinmeleri de eklenince tanı koyup tedavi etmek daha da zorlaşabiliyor. Bu yazı serimizde güncel kaynaklar​1​ doğrultusunda sık görülen ürogenital enfeksiyonları tanımlayacak, kliniklerinden bahsedecek ve tedavi algoritmalarına değineceğiz. Serimizin sifilizden bahsettiğimiz ilk yazısına buradan ulaşabilirsiniz. Serimizin genital, anal, perianal ülserlerle karakterize hastalıklardan bahsettiğimiz ikinci yazısına buradan ulaşabilirsiniz. Serimizin üretrit ve servisit ile ilişkili hastalıklardan bahsettiğimiz üçüncü yazısına buradan ulaşabilirsiniz. Serimizin vulvajinal kaşıntı, yanma, irritasyon, koku ve akıntı ile seyreden hastalıklarla ilgili yazısına buradan ulaşabilirsiniz. Pelvik İnflamatuar Hastalık Pelvik inflamatuar hastalık (pelvic inflammatory disease -PID-) , kadınlarda üst genital sistemde görülen inflamatuar bozukluklardır. Endometrit, salfenjit, tubo-overyan apse ya da pelvik peritonitten herhangi birisi ya da kombinasyonlarını içerebilir. Sıklıkla cinsel yolla bulaşan organizmalar eşlik eder. Vakaların %50’sine yakınında C. trachomatis ve N. gonorrhoeae testleri pozitif sonuçlanmaktadır. Bunlar dışında vajinal florada yer alan G. vaginalis, fakültatif anaeroblar, H. influenzae, Streptococcus agalactiae da PID ile ilişkilidir. Cinsel aktif kadınlarda klamidya ve gonore açısından tarama yapılmasıyla birlikte PID riski azalmıştır. Tanı PID hastalarında semptomlar ve bulgular çok değişken olduğu için tanı koymak zordur. Hastaların şikayetleri silik olabileceği gibi asemptomatik de olabilir. Tanı kliniğe dayanır. Yapılan çalışmalarda klinikle konulan tanının %65 ile 90 arasında pozitif prediktif değeri olduğu görülmüştür. Pelvik muayene sırasında: servikste hassasiyet, uterin hassasiyet ya da adneksiyal hassasiyet varlığı durumunda hastada PID mutlaka akla gelmelidir. Bu üç duruma ilaveten ürogenital enfeksiyon düşündüren bulguların olması tanısal duyarlılığı arttırır; Vücut sıcaklığı >38.3 oC,Anormal servikal mükopurülan akıntı veya servikal hassasiyet,Vajinal akıntı incelemesinde anormal miktarda WBC,Artmış eritrosit sedimantasyon hızı,Artmış C-reaktif protein,N. gonorrhoeae veya C. trachomatis için laboratuvar kanıtı. PID’ye sahip kadınların çoğunluğunda vajinal akıntı ve vajinal örnekte artmış WBC görülür. Bu ikisinin yokluğunda ayırıcı tanı akılda tutulmalıdır. Tanıda gecikme üst genital sistemde inflamatuar sekellere neden olabilir. Asemptomatik olgularda dahi infertilite riski mevcuttur. Bu yüzden PID tanısı için klinik şüphelenme eşiği düşük tutulmalı, hastada PID’ye ait bütün semptomların olması beklenmemelidir. Karın ağrısı olan vakalarda PID dışlanamadığı durumlarda antibiyoterapi hızlıca başlanmalıdır; bu durum karın ağrısının olası diğer nedenlerinin (akut apandisit, ektopik gebelik, over kisti, over torsiyonu, fonksiyonel ağrı vb.) yönetimi ve tedavisi için herhangi bir sorun yaratmayacaktır. Tanı sıklıkla klinik olarak konulsa da arada kalan olgularda ya da diğer ağrı sebeplerinden dolayı araştırılan hastalarda görüntüleme yöntemleri uygulanabilir. Transvajinal ultrasonografi ya da manyetik rezonans görüntülemesinde kalınlaşmış, sıvıyla dolu tüplerin gösterilmesi ve/veya eşlik eden pelvik sıvı gösterilebilmesi tanıda yardımcıdır. Doppler inceleme sırasında pelvik infeksiyon düşündüren tubal hiperemi görülebilir. Şüpheli olgularda laparoskopi tanı açısından yardımcı olabilse de invazif bir işlem olması ve her yerde uygulanabilir olmaması nedeniyle sıklıkla tercih edilmez. Laparoskopik inceleme yapıldıysa biyopsi alınabilir ve histopatolojik olarak inflamasyon gösterilebilir. Tedavi PID tedavisi, olası patojenleri içerecek şekilde ampirik geniş spektrumlu antibiyoterapiyi içerir. PID için uygulanan tedavilerin hepsi aynı zamanda N. gonorrhoeae ve C.

615 bölüm