Truth halka açık
[search 0]
Daha fazla
Download the App!
show episodes
 
Eskiden dünyayı yöneten 3 aile vardı ve onları kahvede takılan amcalar bile biliyordu. Zamanla bu dünyayı yönetme işi kimlerin eline geçti, bu Bill Gates nasıl oldu da her bulduğu açıktan 'ceee' demeye başladı, komplolar gerçeğe nasıl bu kadar yaklaştı, gerçekler ne ara bu kadar saçmalaştı? Hepsi ve daha fazlası Post- Truth Masallar'da. Size hangisinin doğru olduğundan kimsenin emin olmadığı alternatif gerçeklerle dolu masallar anlatacağız. Amacımız ekseninden kaymış bu dünyaya postamızı koy ...
  continue reading
 
Özfarkındalık, mindfulness ve kişisel gelişim hakkındaki düşüncelerimi aktarıyorum. Gerçekliğine hizmet et ve ışığını paylaş. Bu kayıtların hepsi sadece benim görüşlerim, düşüncelerim, deneyimlerim, yorumlarımdır. Hiç bir kayıt özel bir kimseye ya da zümreye hitap etmemektedir ve tavsiye niteliğinde değildir. Self-awareness, mindfulness, wellbeing. Recognizing our oneness with the universe. Serving your truth, sharing your light.
  continue reading
 
Loading …
show series
 
Çocukluktan etrafına, ebeveynlerinin ve etrafındakilerin istek ve ihtiyaçlarını gidermeye, başkalarını hoş tutmaya odaklı varoluş şekli people pleasing dediğimiz varoluş şeklini yaratıyor. Bu kişinin kendi varoluşuna alan bırakmıyor. Bu o kişinin varoluşunun gasp edilmesi demek oluyor. Bu şekilde büyümüş kişiler bu kalıbı benimsediğinden kendini bu…
  continue reading
 
Hayatımıza ve seçim dediklerimize geri dönüp baktığımızda, bugün gördüğümüz bir çok şeyin belki de geçmişte o gün de görebileceğimiz kadar açık ve ortada olmuş olduğunu fark edebiliriz. Peki şimdi durup baktığında rahatlıkla görebildiğini vaktinde görmeni ve değerlendirmeni engelleyen neydi? O kişiyi ve durumu seçmemen için bütün sinyalleri görürke…
  continue reading
 
Çocukluğumuzda farkında olarak ya da olmayarak edindiğimiz algılar, oluşmuş inançlar ve düşünceler oluyor. Çocukluğumuzda varoluşumuzun önceliği hayatta kalmak olduğu için o zaman oluşan karakterimiz ve kişiliğimiz de hayatta kalma amacıyla oluşan mekanizmaların toplamı oluyor. Bu mekanizmalar etrafta tehdit olabilecek olguları görmeye algılamaya v…
  continue reading
 
Korku en ilkel duygulardan biridir. Doğduğumuz zaman bedenimiz ve bünyemiz hayatta kalmayı önceliklendirir. Bunu sağlayan şeylerden biri de kendini korumayı öğrenmektir. Korku duygusu aslında kendimizi korumamız için gereken ve devreye giren en ilkel ve aslında işlevsel birincil duygulardan biridir. Bu korku duygusu ve bu korkudan varoluş hepimizin…
  continue reading
 
Sistemler gruba hitap eder, bireye değil. Bireysel ve kişisel sorularımıza sistem asıl cevabı veremez. Sistemlerin kalıp yaklaşımları bizim üzerimizde eğreti duran bir kıyafet gibidir. Ve yeri geldiğinde çoğu insan bu kalıp doğru ve güzel olan sanarak ona kendini uydurmaya, sığdırmaya çalışıyor. Nasıl eskiden kıyafetleri terziler kişiye özel dikerm…
  continue reading
 
Her ne kadar yeni yıla yaklaşıyor olsak da kış dönemleri yeni başlangıçlardan ziyade geçmiş seneyi değerlendirmek ve yeniye başlamadan önce hazırlık yapmak için daha uygun zamanlardır. Bu süreçte sana hizmet edeni ve etmeyeni anlamak, geçtiğin sana kattıklarını anlamak, hizmet etmeyeni bırakmak, gitmek istediğin yönü ve o yönde ilerlemek için anlam…
  continue reading
 
Kendine koyduğun koşullar ve şartlar seni senden uzaklaştırıyor. Kendine koyduğun koşullar kendini ve yaşamı koşullu deneyimlemene neden oluyor. Kendinle ilişkin koşullu bir ilişkiye dönüşüyor. Her koşul içsel bir baskı yaşattığından varoluşunu kendine yaşatamaz olduğun gibi, kendini kendine parçalar halinda yaşatıyorsun. Olanı da tanımaktan ve den…
  continue reading
 
Hayatta hissettiğimiz ve yaşadığımız sevgi benliğimizde sevgiye izin verdiğimiz kadardır. Kendinle sevgiden buluşmak, varoluşundaki sevgiyi hissetmene engel olanı bırakarak olur. Kendine koyduğun koşullar, seni kendinle mücadele içinde bırakır. Ve mücadele hayatlaymış gibi sanmana neden olur. Mücadele, olmazsa sevilemeyeceğine inandığın koşulları k…
  continue reading
 
Genelde çoğu insan bir insana çekim duyar ve sonra onunla bir ilişki hayal eder ve belki de oldurmaya çalışır. Kaç insan bir ilişki hayal edip o ilişkiyi yaşayabilecek kişi olmaya hazır mıyım, hazır olmak için ne yapabilirim diye sorar kendine? Ya da istediğini bildiği ilişkiyi kurabileceği biri mi karşısındaki diye bakar? Kaç insan “nasıl bir iliş…
  continue reading
 
Hepimiz düşüyoruz. Düştüğümüz zamanları yeri geldiğinde saklamak istiyoruz. Hassasiyetimizi gizleme ihtiyacı duyabiliyoruz. Güçsüz sanmasın başkaları bizi diye. Bu deneyim zamanında güçsüzlüğümüzden faydalanıldığı için olabiliyor. Bu benim için geçerliydi ve o yüzden kimse düşmesin, benim yaşadığım acıyı yaşamasın isterdim. Şimdi görüyorum ki kimse…
  continue reading
 
Algın dışarıya dönükse sanrılarla yaşarsın. Dışında gibi gözükeni anlamaya gösterdiğin ilgi, özen ve enerjiyi kendini anlamaya yönlendirdiğinde kendi gerçekliğine yaklaşırsın. Bir değişim yaşamak istiyorsan ancak bu gerçekliğe yaklaştıkça bunu yaratabilirsin. Bireysel hayatında sanrılardan kurtuldukça toplumsal ve kolektif olarak da sanrılarından k…
  continue reading
 
Her dönem herkesi aynı şekilde etkilemez. Yağmur yağıyordur. Toprağını hazırlayıp tohumlarını ektiysen sen bu yağmuru kutlarsın, sevinirsin, kucaklarsın. Evinin çatısında delik var ve aylardır tamir etmediysen yağmur yağdığında söylenirsin, kızarsın, kötülersin. Herkes için yağmur yağıyordur. Ama öncesinde ne yaptığın o yağmur yağdığında seni nasıl…
  continue reading
 
Bir insan şanslıysa acıyı, rahatsızlığı, zorluğu ileriki yaşlarda deneyimler, genç yaşta deneyimlemektense. Ancak bunun dezavantajı, acının, rahatsızlığın, zorluğun, huzursuzluğun, yaş ilerlemesiyle geldiğini düşünür, bunları ilerleyen yaşlarıyla özdeşleştirirler. Halbuki hayatta her adımla kendinden uzaklaştıkça, her yıl biraz daha ve biraz daha u…
  continue reading
 
Bizi yaşamak istediğimiz sevgi dolu ilişkilerden, bolluk ve bereketten, coşku ve neşeden alıkoyan şeyin yaşanmışlıklarımız, travmalarımız, yaralarımız olduğunu zannediyoruz. Bu yaşanmışlıklar, travmalar ve yaralar bizimle var olurken böyle düşünmek, bizi kendimizle bir mücadele içine sokuyor. Onları, istediğimiz her şeye giden yolda tehdit gibi gör…
  continue reading
 
Bu kayıt bir önceki kayıdın devamı olarak kaydettim. Süper kahraman da kötü karakter de acılarını taşıyarak acılarından varolur ve acılarının yönettiği şekilde yaşarlar. Acılarından yönetilmeyi bıraktığın yerde bugüne kadar varolmaya fırsatı olmamış içindeki çocuk ortaya çıkacak. Duygusal yaralarını çözümledikçe daha genç hissedersin, çünkü bugüne …
  continue reading
 
Empat doğulmaz, olunur. İnsanları memnun etmeye odaklı doğulmaz, olunur. Herkesten bağımsız olmak için doğulmaz, olunur. Ebeveynlerin duygusal olgunlukta olmadığı yerde çocukların etrafları ve koşullarla baş etmek için oluşturduğu bazı yöntemler bunlar. Yetişkin olduğumuzda, bu bizim hayatımızda bize karşı işleyen bir varoluş şekli oluyor. Ve sonra…
  continue reading
 
Kendinden kaçarken ve parçalar halinde yaşarken kendini gerçekleştirmen mümkün mü? Yaşamın içinde derin üzüntüler ve acılar yaşadığın zaman, eğer bunları anlamlı bir şekilde sindiremezsen, zamanla bu acılarla yaşaması ve onları taşıması güç geldikçe, bu acıyı taşıyan parçalarını geride bırakarak yaşamın içinde ilerlemeyi deniyorsun. Bu da zamanla s…
  continue reading
 
Bu dönem varoluşunun özünden, hayat amacından yaşayabilmenle ilgili. Bunun ne olduğunu belki biliyorsun ve fark edebilirsin ki en derin ve en büyük korkularınla yüzleşmen gerekiyor buradan hayatını yaşayabilmek için. Veya belki de en büyük korkularını yaşarken, korkup kaçmak yerine şefkatle yaşamayı seçersen, sana özgü yetenek ve becerilerinin sana…
  continue reading
 
Bu dönem bir kişisel devrim yaşıyor olabilirsin. Varoluşunda bir özgürlük ihtiyacı, isteği ve arzusu duyuyor olabilirsin. Kendini daha yakından ve derinden anlama, hayat yolunu ve ne yapmak istediğini sorgulama isteği, becerilerini geliştirme arzusu doğmuş olabilir. Ve bunlar, içinde bir yükselme hissi yaşamana neden olmuş olabilir. Bu yükselen arz…
  continue reading
 
Hayatta her şeyi kaybettiğimizi hissettiğimiz dönemler bize her şeyi sorgulatabilir. Çünkü olabileceğimizin en iyisi olmuşuzdur. Yapabileceğimizin en iyisini yapmışızdır ve yine de kaybetmişizdir. Işte bu bize tüm varoluşumuzu, davranışlarımızı, alışkanlıklarımızı, iyiyi doğruyu güzeli sorgulatır. Çünkü yaptıklarım beni buraya getirdiyse ve ben yin…
  continue reading
 
Biz hem ruh, insanız. Hem enerjisel, bem de bedensel varoluyoruz. Ruh düzleminde canımız yanmazken, insan olmak çok can acıtabiliyor. Aslında insan olarak bize verilen bir hediye hissetmek ve bunun içinde acı da var. O yüzden bu acıyla bağımızı koparmak adına insan olan varoluşumuzla bağı erken yaşta koparabiliyoruz. Spiritüel olarak da nereden gel…
  continue reading
 
Kabul ve akışa izin vermek güvenli bir alanda tutulduğumuzu hissettiğimiz yerde olur. Güvende hissetmediğimiz yerde kontrol etme ihtiyacı doğar ve olayların bizim istediğimiz şekilde gelişmesi için durumu zorlarız. Güvenli bir alanda tutulduğumuz yerde ise sürece akışa daha rahat izin veririz. Buna izin verdiğimiz yerde sonuca odaklanmak yerine sür…
  continue reading
 
Çirkin ördek yavrusu hikayesini bilir misin? Yumurtalar karışır ve bir ördeğe bir kuğu yavrusu doğar. Ördeklerin yanında çirkin kalır küçüklüğünde. Ne zamanki büyür ve serpilir, aslında onun Kuğu olduğu anlaşılır. O Kuğu olduğunu anladığı gün değil, doğduğu günden beri Kuğu’dur aslında. Kendisinin ne olduğunu anlaması zaman almıştır. Ben de böyle b…
  continue reading
 
Keder ve yas, vücudumuzda işlenmeden, sindirilmeden bırakılan en yaygın duygulardan. Çoğumuza kederle ne yapılacağı, ya da kederin hayatın normal bir parçası olduğu ve onu ifade etmenin güvenli olduğu asla öğretilmediğinden, bu duyguyu nasıl yaşayacağımızı bilmeden kalmamız çok anlamlı. Bu da keder ve yas duygusuna bir yabancılık ve kopukluk yaratt…
  continue reading
 
Bu dönem, tıpkı küllerinden yükselen Anka kuşu gibi, yeniden doğuş zamanıdır. Önümüzde yeni bir başlangıç var. Şu an biraz karanlık olabilir ama derin ve dönüştürücü bir dönem olacak. Sihirli olduğunuzu biliyorsanız, sihrinizi gerçekleştirmenin zamanı geldi. Işık kadar karanlığın da olması gerekir. Ay ve mevsim döngülerinin daha karanlık zamanları,…
  continue reading
 
Uzun bir aradan sonra bu kaydı yapıyorum. Yeni bir anlayıştan varolduğumu hissediyorum. Enerjisel bir entegrasyon sonrası kendimden, bu dönemimden bahsediyorum ve biraz doshalar, dharma, karma ve kriyadan bahsediyorum. Kendimizi o kriya, o hayatı akıştan yaşadığımız yere nasıl getiririz ve bu yolda neler bunun bir parçası bundan bahsediyorum. Başar…
  continue reading
 
Bu dönemde enerjetik bir davet var. Karmik döngüler, karmik ilişkileri sonlandırmaya ve bir sona ulaştırmaya davet. Geçmişi, yaşanmışlıkları, ilişkileri sevgi gözüyle gördüğümüzde gördüklerimiz değişiyor. Görümüz değiştikçe o deneyimdeki kendimizi, kendimizin oynadığı rolü de görebiliriz. Bugüne kadar kendimize tekrarladığımız hikayelerin değiştiği…
  continue reading
 
Bir danışanım sordu “iç rahatlığı ve huzuru ile bir gün geçirmek mümkün mü?” Benim cevabım evet. İç huzur için en gerekli şeylerin başında ise kendini tanımak geliyor. Kendi hayatıma baktığımda son on dört senemi kendimi tanımaya ve şifalandırmaya adayarak geçirdim. İç huzura giden bu yolda gördüğüm şeylerden bir tanesi bir şeyleri bırakabilmek içi…
  continue reading
 
Bu dönem biraz ağır, biraz yoğun, ve bir o kadar da yorgun hissettiriyor olabilir. Dönemin ağırlığı ve yoğunluğu biraz da gelen bilgilerin ve açılan farkındalığın derinliğinden. Aslında bu bilgiler içimize entegre oldukça üzerimizde ağırlık ya da yoğunluk gibi hissedilmektense içerden güç veren bir enerjiye dönüşüyor, kendi gerçekliğimizi bize hatı…
  continue reading
 
Yine bir geçiş dönemindeyiz. Daha önce fark etmediğiniz bazı gerçekler size gösteriliyor olabilir. Bu ilişkiler konusunda olabilir, kişisel hayatınızda olabilir ya da genel olarak dünyayla ilgili olabilir. Bu gerçeklere uyanmak biraz acı verici ve sarsıcı olabilir. Ama aslında görmeye hazır olduğumuz için bunları görüyoruz. Ve bunları görmek rahats…
  continue reading
 
Yaratmak ve üretmek, olmak ve oldurmak. Biri çabasız bir varoluş iken, diğeri sadece çabadan oluşan bir uğraş. Yaşadığımız hayat aslında varoluşumuzun ortaya çıkardığı baskısı. Baskıda çıkanların yaşattığı deneyimi sevmedikçe, beğenmedikçe, baskıda çıkanı değiştirmeye ve oldurmaya çabalıyoruz. Halbuki o baskıyı çıkaran kalıba dönüp baksak ve kalıbı…
  continue reading
 
Korku bizim içimizde barınıyor. Doğumumuzdan itibaren ilk bedenimiz dünyayı deneyimliyor ve bilgi topluyor. Eğer kendimizi güvende hissetmezsek buranın tehdit olduğu algısı ve bilinciyle yaşıyoruz, belki böyle algıladığımızın da farkında olmadan. Yaşamda algılanan tehditler karşısında çaresiz ve güçsüz hissettikçe kendimize güven sağlayabilmek için…
  continue reading
 
Biz çoğu şeyi farkında olarak veya olmayarak görerek, ve gördüklerimizden öğreniyoruz. Büyürken de bize nasıl davranıldığını görerek bize nasıl davranılacağını öğreniyoruz. Ve ondan sonra büyüdüğümüzde de içimizdeki o hiç değişmeyen, kendi ifade etmek isteyen özümüze de biz bize büyürken davranıldığı gibi davranıyoruz. Öz benliğimiz hiçbir zaman ba…
  continue reading
 
Seneler önce 4-5 günlük bir etkinliğe gitmiştim. Orada girdiğim seminerlerden birinde “be a good ancestor” demişti semineri veren kişi. İyi bir ata al. İyi bir soy ol. Bu ne demek? Hepimiz bize atalarımızdan aktarılan şablonların üzerinden kimliğimizi yaşıyoruz. Ve her nesil ona aktarılan şablonun üstüne kendi hayat deneyiminden edindiklerini de ek…
  continue reading
 
Hem kişisel hem kolektif anlamda bir dönüşüm gerçekleşiyor. Eski sistemler ve şablonlar yıkılırken, içerden bir yeni doğuyor. Bu süreç içerisinde bireysel olarak duygu akımları yaşayabilirsiniz. Bu duygu akımlarıyla bedende hem sizin hayatınızdan hem de jenerasyonlar boyunca birikmiş travmalar ve sıkışık enerjiler çıkıyorlar, bu enerji akımıyla aka…
  continue reading
 
Bazıları şu an şahit olduklarımıza ilahi dişilin uyanışı diyor olabilir. Benim görüşüm biraz farklı. Bu dönem aydınlıktan önceki karanlık. Yeni yaratılmadan önceki kolektifteki yıkım. Bunun iyisi kötüsü yok. Her döngü gibi bu da bir döngü, aynı mevsimlerde olduğu gibi. Ve her döngü bir amaca hizmet eder ve bir sonraki döngüye hazırlar. Bu da aslınd…
  continue reading
 
En büyük korkular dışımızda değil kendi içimizdeki korkular. Kendimizle bağımız o kadar koptu ki, kedimizden korkar olduk. Hayatı kendimizden kaçarcasına yaşıyoruz. “Bir günü daha atlattım”diyor adeta bir çok insan. Korkularımız ve endişelerimiz bizi harekete geçirdikçe hep kaçma ve bir şeylerden kaçınma halinden hareket ediyor oluyoruz. Kendi içim…
  continue reading
 
Bazı şeyleri hiç sorgulamadan kabul ediyoruz. “Gerçeklik budur” diyoruz. O kadar fazla insan aynı gerçekliği paylaşınca onu tek gerçeklik olarak alıyor ve başka türlü olabileceği ihtimalini bile görmüyoruz. Ancak bu başka türlü olamayacağı demek değil, sadece artık yeteri kadar çoğunlukta insan aynı şeye inanıp pratik ettiği için başka türlü olabil…
  continue reading
 
İlişkilerde sağlıklı sınırlarla varolabilmekten çok bahsediliyor. Ancak bunun için gerekli ilk koşulu atlıyor çoğu insan: kendini tanımak. Kendini tanımadan, varoluşunu bilmeden, ne kadar geniş olduğunu anlamadan nasıl sınırlarını koyabilirsin? Nerede başlayıp bittiğini anlaman lazım. Sadece o da değil, varoluşunun ne barındırdığını bilmelisin ki h…
  continue reading
 
Kendini tanıdığın yerde artık varoluşunun tamamı kendine hizmet eder. Çünkü hizmetinin ancak kendi yolundan yürüyerek gerçekleştirilebileceğini bilirsin. Varoluşuna izin verdiğin yerde dengeyi bulma çabası biter çünkü varoluşun ihtiyacı olanı sağlamanı temin eder. Sevgiden varolduğun zaman kendine zarar verecek bir şey yapamazsın artık. Varoluşumuz…
  continue reading
 
Korkup kaçtığın kendinsin. Reddettiğin, yargıladığın yine sensin. Varoluşumuz, varoluşun her halini kapsıyor. Sen ise “kabul edilmem”, “sevilmem”, “onaylanmam” korkusundan kendini sabit bir varoluşa hapsettin kendini. Ve varoluşunun geri kalanıyla her an ve her gün mücadele halindesin. Korkuyorsun ortaya çıkar diye. Kendinden korkuyorsun. Sonra da …
  continue reading
 
Bir vizyon gördüm ve bu vizyonda ban aderin bilgiler aktarıldı. Varoluşun mutlak hali sevgi. Korkunun olduğu yerde sevgi olmuyor. Korkuyu dönüştürmek sevmekten geçiyor. Sevgimizin kapsama alanını genişlettikçe hissedebileceğiz varoluşun mutlak halini. Korktuğumuz şeylerle temas ettikçe, sevgimizin kapsama alanı içine aldıkça, o korku dönüşüyor ve ç…
  continue reading
 
Biz ne sunuyoruz? Yaptığımız herşeyde varoluşumuzun imzası var. Bu imza ne taşıyor, nasıl bir enerji taşıyor, nasıl bir yerden yaratıyor, nasıl bir yeri aktive ediyor? Bizim imzamız bize has olan aslında. Yaptığımız her şeyin tadını herkesinkinden biraz daha farklı yapan herkesin kendi imzası. O da bize ait, bize özel, bize özgü, otantik halimizin …
  continue reading
 
Bugüne kadar belki de büyürken hep başta korkmak öğretildi bize. Yeni bir şeyler denerken, zorlayıcı bir şeyler denerken, kendi kafamıza göre hareket etmek istediğimizde hep korkmak öğretildi. Bizi korumak adına korkutarak belki de yaptırtmadılar bir çok şeyi, ya da denerken düşelim diye bıraktılar düşüp vazgeçelim diye. Korkuyla büyüdük çoğunlukla…
  continue reading
 
Hepimizin en temel ihtiyaçları su, yemek, uyku olduğu gibi sevilmek ve güvende olmak da temel ihtiyaçlar arasında. Bu hayata geldiğimizde bize bakan kişiler bizi hayatta tutmak adına temel ihtiyaçlarımızı gidermekten sorumlu oluyorlar. Ancak her temel ihtiyaç bize sunulamıyor veya tam anlamıyla giderilemiyor ve bu zamanla bu ihtiyaçlar daha da ener…
  continue reading
 
Rezonans eş rezonansa çekilir. Rezonans karşılığını bulduğunda aktive olur. Dışımızda diye gördüğümüz her şey içimizdeki frekansın şekil bulmuş halidir. İçimizdeki bir frekans üç boyutlu bu dünyada bir şekilde eşini bulur. Bize dış dünyamızda engel gibi gözüken unsurlar iç dünyamızdaki blokajlarımıza işaret ediyorlar aslında. Ve iç dünyanı dönüştür…
  continue reading
 
Geçtiğimiz hafta yüksek enerjilerin yoğun bir şekilde hepimizi etkilediğini hissediyorum. Çok temelimizdeki ağırlık yapan ve bize artık hizmet etmeyen derin inanç ve bakış açılarımız öncesinde arındırıldı ve arkasından bu açılan yerle ve hafiflemeyle yükselme başladı. Yüksek enerjiler ve frekanslar hepimizi etkiledi. Peki herkes aynı şekilde mi etk…
  continue reading
 
En temel yaşam hissi aslında neşe. O huzur dolu, yükseldiğimizi hissettiğimiz, neşe ile, hayatın akışında, içinde bulunduğumuz an ile sarmalandığımız o yaşam hissi hepimizin en temel yaşam hissi. Ancak yaşadığımız hayatlar çoğu zaman bu duygudan, bu varoluş hissinden uzak oluyor. Günlük hayatımızın çoğunu stres içinde ve tetikte geçiriyoruz, adeta …
  continue reading
 
Loading …

Hızlı referans rehberi