KUR’ÂN-I KERÎM AÇIKLANMAYA MUHTAÇ MI? - 23 MAYIS 2021 MEVLANA TAKVİMİ

2:39
 
Paylaş
 

Manage episode 293153252 series 2542707
Mevlana Takvimi tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.

KUR’ÂN-I KERÎM AÇIKLANMAYA

MUHTAÇ MI?

SUAL: Kur’ân-ı Kerîm, herhangi bir kimsenin, onun muhtevâsını açıklamasına ihtiyaç duyar mı? Kur’ân-ı Kerîm’in pek çok âyetinde, onun apaçık bir kitap olduğu ve anlaşılması kolay olduğu yazar. Bu durumda dışarıdan herhangi bir açıklamaya lüzum olmaması gerekir. O halde Nebevî açıklama üzerinde neden bu kadar vurgu yapılmaktadır?

CEVÂB: Bu sorunun cevâbı bizzat Kur’ân-ı Kerîm’de bulunmaktadır. İlgili âyetlerin bir bütün halinde incelenmesi, Kur’ân-ı Kerîm’in iki tür farklı konuyu ele aldığını ortaya çıkarır. Birincisi, yalın gerçekliklere dair genel ifadelere ilişkindir ve bunlar, önceki peygamberler ve onların kavimleriyle ilgili tarihi olayları, Allâh (c.c.)’un insanoğluna olan lütûflarını anlatan ifadeleri, yer ve göklerin yaratılışını, ilâhi kudret ve hikmetin kozmolojik delillerini, cennet nimetleri ve cehennem azâbını ve benzer tarzdaki konuları ihtivâ eder.

Diğer tür konular, Şeriatın emirlerini, İslâm hukukunun hükümlerini, bazı prensiplerin ayrıntılarını, belli emirlerin hikmetini ve diğer ilmi konuları içermektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de zikir (ders, vaaz, öğüt) olarak isimlendirilen birinci tür konuların anlaşılması şüphesiz bir bedevînin bile başka herhangi birine başvurmadan anlayabileceği kadar kolaydır. İşte bu tür konular hakkında Kur’ân-ı Kerîm şöyle buyurur: “Şüphesiz biz zikir (ders almak) için Kur’ân’ı kolay kıldık. O halde var mı bir ders alan?” (Kâmer s. 22)

“Zikir (ders-ibret almak) için” ifadesi, Kur’ân-ı Kerîm’in kolaylığının birinci tür konularla ilgili olduğunu gösterir. Açıklamaya ihtiyaç duyan türdeki âyetlerle ilgili olarak bizzat Kur’ân-ı Kerîm şöyle buyurmaktadır: “İşte bu misâlleri insanlar için getiriyoruz. Fakat, âlimlerden başkası onlara akıl erdiremez.” (Ankebut s. 43)

Şu halde, birinci tür konuların kolaylığı, Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan emirlerin bütün hukuki ve pratik delâletlerini açıklayabilen bir peygamberin ve ona tâbî âlimlerin gerekliliğini dışarıda bırakmaz.

(Muhammed Taki Osmanî, Sünnetin Bağlayıcılığı, s.58)

664 bölüm