HZ. ALÎ (K.V.)’DEN TIBBÎ TAVSİYELER - 26 MAYIS 2022 - MEVLANA TAKVİMİ

2:59
 
Paylaş
 

Manage episode 329832050 series 2542707
Mevlana Takvimi tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.

Hz. Ali (k.v.): “Yemeğe tuz İle başlayan kimseyi, Allâhû Teâlâ yetmiş dertten kurtarır. Her gün yedi adet acve hurması yiyen kimsenin midesinde hastalık kalmaz. Her gün yirmi adet kuru üzüm yiyen kimsenin bedeninde ârıza kalmaz. Et, eti bitirir. Tirit Arab yemeğidir. Bıskancat (tavuk ve et suyu) mideyi genişletir, baldırları büyütür. İnek sütü ve yağı şifâdır. Az yemek şartıyla iç yağı da hastalığı izâle eder. Lohusaya en faydalı yemek, olgun hurmadır. Balık, şişmanlığı giderir, insanı zindeleştirir. Misvâk kullanıp Kur’ân okumak, balgamı izâle eder. Yaşamak isteyenler, erken kahvaltı etmeli, akşamları az yemeli, ayakkabı giymeli, cinsi münasebeti azaltmalı ve fazla borç yapmamalıdır. Bir tabibin Haccac’a tavsiyeleri: Haccac, tabibin birine: “Bana tavsiyede bulun, bulunacağın tavsiyeye göre hareket edeyim” dedi. Tabib: “Evlenirsen genç kadın al. Genç olan, körpe hayvanın etini ye. Yemeği iyi pişirmeden yeme. Hasta olmadıkça keyfi olarak ilâç kullanma. Dalında olgunlaşan meyveyi ye. Yemeği iyice çiğne. Canının istediği yemeği ye. Yemek üzerine su içme. Su içer içmez, hemen üzerine yemek yeme. Küçük ve büyük abdestini bekletme. İdrarın hapsi, mecrâsı kapatılan nehrin, etrafını tahrip etmesi gibi, vücudu tahrip eder. Gündüz yemekten sonra biraz uyu. Akşam yemeğinden sonra yüz adım da olsa yürümeden uyuma” demiştir. Arapların “Sabah kahvaltısından sonra yat uzan, akşam yemeğinden sonra gezin” sözü bu mânâdadır. (İmâm-ı Gazâlî (r.âleyh), İhyâu Ulûmi’d-dîn, c.2, s.48) BİR MECELLE KAİDESİ ÖĞRENELİM Sâkite söz isnad olunmaz, lâkin ma’rız-ı hacette sükut beyândır. (Mecelle k. 67) Yani, sükut eden kimse için şu sözü söylemiş oldu denilmez. Lakin konuşması gereken yerde sükut etmek, ikrâr ve beyân olarak kabul edilir. Misâl: Bir kimse bir şahsın malını telef ederken o şahsın susması rıza gösterdiği anlamına gelmez. Ancak peşin satışta alıcı parayı vermeden malı kabzetse, satıcı da buna sükut etse izin vermiş sayılır. (www.mevlanatakvimi.com)

1036 bölüm