DEVAMLI ABDESTLİ BULUNMANIN SEVÂBI - 22 HAZİRAN 2021 MEVLANA TAKVİMİ

2:33
 
Paylaş
 

Manage episode 295578455 series 2542707
Mevlana Takvimi tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.

Abdest, bedenin günâhlardan temizleyicisidir. Yani namazın sahih olması ve (kabulü, beden azalarının günâhlardan pâk olmasına bağlıdır. Bu paklık da, iç ve dış temizliği mânasında abdestle hâsıl olur.

Ebû Ümame (r.a.)’dan rivâyet olunduğuna göre Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdular: “Mümin kimse abdest aldığı zaman günâhları, kulaklarından, gözlerinden, ellerinden ve ayaklarından çıkar. Eğer oturursa mağfiret olunmuş olarak oturur.”

Her kim abdestli olduğu halde vefât ederse şehid olarak vefât eder. Zira Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, Ashâb-ı Kirâm’dan Enes (r.a.)’e buyurmuşlar ki: “Sana Ölüm Meleği (Azrail) gelir de sen de abdestli bulunursan seni şehidlik fevt etmez.” Yani şehid olarak vefât edersin, demektir. Şu halde devamlı abdestli bulunmak İslâm âdetidir.

Bostanü’l-Arifin kitabının uyuma edepleri babında denir ki: Bize ulaşan habere göre Allâhü Te’âlâ Hazretleri Musa (a.s.)’a buyurmuşlar ki: “Abdestsiz iken başına bir musibet gelirse ancak kendini levm et (kötüle, azarla, kına).”

İlim erbâbı bazı zatlar demişlerdir ki; her kim devamlı abdestli bulunmaya devam ederse Cenâb-ı Hâkk o kimseye yedi hasletle ikram buyurur:

1. Melekleri o kimsenin sohbetine (arkadaşlığına) rağbet ederler.

2. Abdestli bulundukça defterine daimî sevâp yazılır.

3. Bedenindeki azaları Cenâb-ı Hâkk’ı tazim eder.

4. Beş vakit namazlarında imâmın iftitah tekbirine yetişmek kolay olur.

5. Uyurken Allâh (c.c.), onu insan ve cin şerlerinden koruyacak melekler gönderir.

6. Sekerat-ı mevti (can çekişirken olan dalgınlığı) kolay olur.

7. Abdestli bulundukça Cenâb-ı Hâkk’ın hıfz ve emanında (koruma ve emniyetinde) kalır. (Şir’atul-İslâm, s.82)

(Ahmed Kemaleddin Üstün, Elli Dört Farz Şerhi, s.43-44)

664 bölüm