ÇOK YÖNLÜ İSLÂM BİLGİNİ: ABDÜLLATÎF EL-BAĞDÂDÎ - 10 EYLÜL 2020 MEVLANA TAKVİMİ

2:40
 
Paylaş
 

Manage episode 271794621 series 2542707
Mevlana Takvimi tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.

Muvaffakuddin Ebû Muhammed Abdullatif İbn Yusuf İbn Muhammed ibn Ali ibn Ebi Sa’d (Es’ad) el-Bağdâdî, İslâm dünyasının yetiştirdiği büyük filozof, edip, dilci, mütekellim, muhaddis, tarihçi ve aynı zamanda önemli bir tabiptir. Bağdat’ta 557/1162-63 senesinde doğmuş, 629/1231 tarihinde yine Bağdat’ta vefât etmiştir. Aslen Musullu’dur. Babası Yusuf, Kur’ân, Kıraat, Hadis, Mezhep ve Hilâf ilimleriyle meşgul olan, aklî ilimlere de değer veren bir âlimdi. Bağdâdî’nin ilim hayatı çocukluk yıllarında başlamış ve yaptığı seyahatlerle ömrünün son anlarına kadar devam etmiştir.

Bağdâdî, küçük yaşlarda Kur’ân kıraati ve hadis rivayeti ile meşgul olmuştur. Daha sonra okul döneminde Arap dili ile ilgilenmiş ve çeşitli kitapları ezberlemiştir. Sonra Hilaf ve Cedel ilmiyle meşgul olmuştur. Kur’ân ilimlerine olan isteği her şeyden fazla olduğu için Kur’ân ezberini kuvvetlendirdiğini ve her gün Kur’ân’dan bir bölüm ezberlediğini aktarır. Bağdat’ta bulunabilecek her şeyi öğrettiğini söylemiştir. Râzi’nin el-Havî fi’t-Tıp adlı eserini de okumuştur. Bu kitabı okuduğu esnada bir hastalığa yakalandığını, hastalığının tedavisini bu kitaptan bulup uyguladığını ve iyileştiğini, bundan dolayı da tıbba olan sevgisinin arttığını yine kendisi aktarır.

Tıp, felsefe ve mantık alanları başta olmak üzere 160’tan fazla eseri vardır. Tıp ve farmakoloji, zooloji, botanik, mantık, felsefe, nahiv, hadis, tefsir, fıkıh, kelâm, metodoloji ve tarih, ahlâk ve siyaset konularında eserler kaleme almıştır. Geri kalanları ise dil, edebî tenkit, matematik, seyahat hâtıraları, mineraloji gibi çok değişik ve farklı konulardadır.

Bunların içinde, onun Batı’da ve İslâm âleminde bilinen en meşhur eseri el-İfâde ve’l-itibâr’dır. Mısır’da bulunduğu sırada kaleme aldığı hacim bakımından küçük, fakat muhteva açısından çok zengin olan bu eser, o dönemdeki Mısır’ın coğrafî, topoğrafik, sosyal ve iktisadî durumu hakkında oldukça değerli bilgiler vermektedir.

(Mahmut Kaya, TDV İslâm Ansiklopedisi, 1.c., 254-255.s.)

395 bölüm