Prof. Dr. Levent Köker ile Hukuk ve Demokrasi: Reform muamması ve gelecek senaryoları

26:24
 
Paylaş
 

Manage episode 282443450 series 1089314
Medyascope tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.
Uzun bir süredir Türkiye’de ekonomi, hukuk ve siyaset alanlarında reform yapılacağı dile getirilmesine rağmen net bir program açıklanmış değil. Ekonomi yönetiminde reformları neoliberal serbest piyasa mantığına uygun düzenlemeleri içerdiğini tahmin etmek zor değil. Buna karşılık hukuk ve siyaset alanlarında bir belirsizlik, daha doğrusu bir “muamma” söz konusu. Belirsizlik, reformların ilgili başlıkları arasında çok önem taşıyan yargı, siyasi partiler ve seçim kanunları gibi hususların yer alması ve son dönemde “Avrupa ile yeniden yakınlaşma” söylemi ile birlikte dile getirilmesi bakımından dikkat çekici. Avrupa Birliği (AB) ile durmuş olan üyelik müzakereleri süreci bir yana, Avrupa Konseyi bağlamında AİHM kararlarına uyma yükümlülüklerini yerine getirmeyen iktidarın bu söylemi hayli çelişkili. Bu çelişki, yerleşik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına karşı bir çıkış gibi görünen HDP’nin kapatılması istemiyle iyice büyüyüp derinleşiyor. Bu da bizi, Türkiye’nin geleceği hakkında kafa yormaya yöneltiyor. Prof. Dr. Ergun Özbudun’un dile getirdiği senaryolar bu bakımdan dikkat çekici: Yapılacak ilk seçimlerde Cumhur İttifakı’nın veya muhalefetin Cumhurbaşkanlığı seçimi (CB) ve TBMM’de galip gelmesi iki ana ihtimal. Bunlardan ilki mevcut otoriterleşmenin koyulaşması, ikincisi ise parlamenter sisteme dönüşü mümkün kılması bakımından anlamlı. Üçüncü senaryo ise muhalefetin CB’yi alıp, TBMM çoğunluğunu elde edememesi durumu ki burada demokratikleşme için uzlaşı arayışları öne çıkacak. Eklemek istediğim bir diğer senaryoda ise cumhur ittifakı CB’yi alıyor ama TBMM’de parçalı bir yapı ortaya çıkıyor. Bu son ihtimalde Türkiye doğrudan ve ağırlıklı olarak CB kararnameleriyle yönetilen bir ülke durumuna gelecektir ki, hayli derin bir siyasi kriz döneminin bizi beklediğini gösteren bir durumdur.

15028 bölüm