Örnek İnsan: Muhammed aleyhisselam / 28.10.2020 / Kerem Önder

43:08
 
Paylaş
 

Manage episode 312376589 series 3233853
Kerem Önder tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.

لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ

لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا

“Andolsun, Allah’ın Resûlünde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.” (Ahzap 21)

"Örnek"; "Kendisine uyulan örnek" anlamındadır. Kendisine uyulan ve haline bakılarak tesellide bulunulan ve böylelikle bütün fiillerinde kendisine uyulan, bütün halleri örnek alınarak teselli bulunulan kimsedir. Mesela, onun yüzü yaralanmış, azı dişi kırılmış, amcası Hamza öldürülmüş ve aç kalmıştır. Bütün bu hallerde onun sabırlı, ecrini Allah'tan bekleyen, Allah'a şükreden ve haline razı olan bir kimse olduğu görülmüş; onun başka bir haline şahit olunmamıştır.

Enes b. Malik'in rivâyetine göre Ebû Talha şöyle demiş: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'a açlıktan dolayı şikâyette bulunduk ve herbirimiz karnına bağlamış olduğu birer taşı karnımızı açarak gösterdik. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ise karnını açtığında iki taş bağlamış olduğunu gördük. Tirmizî, IV, 585.

Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) yüzü yaralandığında şöyle buyurmuştu: "Allahım, kavmime mağfiret buyur, çünkü onlar bilmiyorlar." Buhârî, III, 1282, VI, 2539; Müslim, III, 1417; İbn Mâce, II, 1335; Müsned, I, 180, 427, 442, 453, 456;

"Allah'ı ve âhiret gününü ümid eden" âyeti hakkında Saîd b. Cübeyr dedi ki: Îmanı ile Allah'ın huzuruna çıkacağını uman ve yapılan işlerin karşılığının görüleceğini, öldükten sonra dirilişi tasdik eden kimseler için, demektir. Şöyle de açıklanmıştır: Âhiret gününde Allah'ın sevab ve mükâfatını uman kimseler için...” Kurtubi Tefsiri

387 bölüm