Bir deistin ahiret fantezisi? / 26.01.2021 / Kerem Önder

51:23
 
Paylaş
 

Manage episode 312376582 series 3233853
Kerem Önder tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.

وَلَئِنْ أَذَقْنَٰهُ رَحْمَةً مِّنَّا مِنۢ بَعْدِ ضَرَّآءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ هَٰذَا لِى

وَمَآ أَظُنُّ ٱلسَّاعَةَ قَآئِمَةً وَلَئِن رُّجِعْتُ إِلَىٰ رَبِّىٓ إِنَّ لِى عِندَهُۥ لَلْحُسْنَىٰ ۚ

فَلَنُنَبِّئَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِمَا عَمِلُوا۟ وَلَنُذِيقَنَّهُم مِّنْ عَذَابٍ غَلِيظٍ

“Andolsun ki, kendisine dokunan bir zarardan sonra biz ona bir rahmet tattırırsak: Bu, benim hakkımdır, Kıyametin kopacağını sanmıyorum, Rabbime döndürülmüş olsam bile muhakkak O´nun katında benim için daha güzel şeyler vardır, der.

Biz, inkâr edenlere yaptıklarını mutlaka haber vereceğiz ve muhakkak onlara ağır azaptan tattıracağız.” (Fussilet 50)

"Yemin olsun ki kendisine dokunan bir darlıktan" zorluk, hastalık, sıkıntı ve fakirlikten "sonra ona rahmetimizden" güzel bir akıbet bolluk ve zenginlik "tattırsak, o elbette şöyle der: Bu benimdir." Yani Allah benim amelimden razı olduğundan ötürü zaten benim hakettiğim bir şeydir. Böylelikle o Allah'ın kendisine bu nimeti vermesini, Allah'ın üzerindeki bir hakkından dolayı olduğu görüşüne kapılır. Yüce Allah'ın nimetlerle, sıkıntılarla onu sınayıp böylelikle onun şükredip, sabreden bir kişi olup olmadığını ortaya çıkarmak istediğini bilmez.

İbn Abbâs dedi ki: "Bu benimdir" bu benden kaynaklanan bir şeydir, demektir.

"Ben kıyâmetin kopacağını da sanmıyorum. Eğer Rabbime döndürülsem de şüphesiz benim için O'nun yanında iyilik" yani cennet "vardır" âyetindeki "Şüphesiz... iyilik vardır" lâfzındaki "lam" ("şüphesiz" anlamında) te'kid içindir.

O böylelikle hiçbir ameli olmaksızın yersiz birtakım temennilerde bulunur.

el-Hasen b. Muhammed b. Ali b. Ebî Tâlib şöyle demiştir: Kâfirin iki tane temennisi vardır. Dünyada o şöyle der:

"Eğer Rabbime döndürülsem de şüphesiz benim için O'nun yanında iyilik vardır." Ahirette de şöyle diyecektir:

"Keşke biz (dünyaya) geri döndürülseydik, Rabbimizin âyetlerini yalanlamazdık, mü’minlerden olurduk." (el-En'am, 6/27); "Ah keşke toprak olsaydım." (en-Nebe', 78/40)

"Yemin olsun Biz kâfir olanlara ne yaptıklarını haber vereceğiz." Onlara yaptıklarının karşılığını vereceğiz. "Ve yemin olsun onlara çok şiddetli azaptan tattıracağızdır." (Kurtubi)

"Yemin olsun ki eğer biz, malı veya canı hususunda bir sıkıntıya düşen kafirden bu sıkıntısını kaldırıp da ona tarafımızdan sıhhat ve afiyet ve çokça mal gibi nimetlerimizi tattıracak olsak o buna karşı şükretmez. Bilakis böbürlenir ve şöyle der: "Bu benim hakkımdır. Allah benim yaptıklarımdan razı olduğu için bunları bana vermiştir. Kıyametin kopacağını benim de o gün bunlardan hesap vereceğimi sanmıyorum. Yemin olsun ki öldükten sonra dirilmek ve rabbimin huzuruna varmak diye bir şey olsa da rabbim bu dünyada bana iyilikte bulunduğu gibi orada da bana iyilikte bulunacaktır. Bana orada da mal ve servet verecektir." Bunları söyleyen kâfirler, bilsinler ki biz onlara, dünyada iken işledikleri kötü amelleri bildireceğiz ve o amellerin hepsine karşı onları cezalandıracağız. Şüphesiz ki biz, onlara, "Ebediyyen cehennemde kalmak" olan ağır bir azabı tattıracağız." Taberi

399 bölüm