Tanısal doğruluk (diagnostic accuracy) çalışmalarının temelleri

29:15
 
Paylaş
 

Manage episode 269805830 series 1729509
Acilci.Net Podcast tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.
Uzun süredir yazdığım ama sürekli güncellenerek bitmeyen tanısal doğruluk çalışmalarına dair birkaç yazıdan oluşan bir seri kaleme alacağım. Bu ilk yazıda tanısal doğruluk çalışmalarının temellerinden bahsedeceğiz. Bu seride matematiksel hesaplamalar kısmına girmeyeceğim. Hesaplamalar kısmını son bir yazıya bırakacağım. Umarım faydalanırsınız. Tanı testi nedir? Tanısal testlerin temel ortak özelliği, bildirdiği sonucun yapısıdır: Belirli bir hastalık durumu lehine veya aleyhine iki seçenekli bir karar ya da öneri sunar. Ayırt edilecek bu iki hastalık durumu, klasik "hastalıklı" ile "hastalıksız" ayrımı olabileceği gibi, bir hastalığın çok müphem bir özelliği, bir fizik muayene bulgusu ya da bir mutasyonun varlığı veya yokluğu olabilir. Hastalık varHastalık yokağır hastalıkhafif hastalıkEvre 2Evre 1Lenf notu tutulumu varLN tutulumu yokReseptör pozitifReseptör negatifTümör >= 5 cmTümör < 5 cmMutasyon varMutasyon yok Rebound varRebound yokTablo 1. Klasik iki seçenekli (dikotom) tanısal testin ayırt ettiği hastalık durumları Tanısal test, tek bir belirti veya tek bir soru gibi çok basit prosedürlerden (Ağrınız karnın sol tarafında mı yoksa sağ tarafında mı?) birçok testin ardarda uygulanması ile tek bir sonuç elde edilen karmaşık algoritmalara kadar değişebilir. Test tipiÖrnekBelirtikarın ağrısıSoruKarın ağrınız sağ tarafta mı?Eşik değeri olan klinik ölçümAteş > 38,3 CEşik değeri olan lab parametresiTroponin T > 0,01 ng/mlGörsel olarak yorumlanan görüntü Direk grafiğe pnömoni varlığıSayısal olarak ölçülen görüntüROI ile ölçülen kanama Eşik değeri olan semptom skalasıPHQ-9: Hasta Sağlığı Anketinin depresyon alt ölçeği. Şiddetli depresyon için eşik değer: 20Algoritma ile gen ekspresyonu ölçümüOncotype DX: Meme kanseri hastalarında adjuvan kemoterapiye yanıtın tahminiTablo 2. Tanısal test örnekleri Genellikle, tanısal testler iki bileşenden oluşur: Bilgiyi elde etmek için bir tür teknik ölçüm prosedürü ve bir görüntünün yorumlanması gibi öznel unsurları içerebilen ikili bir sonuç bildirmek için bir tür karar veya karar verme kuralı. Doğruluk, Duyarlılık, Özgüllük Tanısal test hakkında sorabileceğimiz ilk temel soru şudur: Bu test, iki hastalık durumunu birbirinden ne kadar iyi ayırabiliyor? Buna testin doğruluğu (accuracy) adını veriyoruz. Elbette bu cevabı verebilmemiz için her hastanın gerçek hastalık durumunu belirlememize izin veren başka bir testimiz daha olması gerekiyor. Bu teste uzun yıllar boyunca altın standart adı verilmiş. Dolayısıyla, herhangi bir doğruluk çalışmasının temel fikri, hem ilgilenilen testi hem de altın standardı bir gruba uygulamak ve ilgilenilen testin altın standarda göre doğruluğunu hesaplamaktan geçiyor. Yani her bir hastalık durumunda (Tablo 1, mesela reseptör pozitif ve negatif) ilgilenilen testin altın standarda göre doğru sonuç verme yüzdelerini hesaplıyoruz. Bu iki sayıyı sizler duyarlılık (sensitivity) ve özgüllük (specificity) olarak biliyorsunuz. Duyarlılık, hasta olanlar arasında "hastalıklı" olarak sınıflandırılan deneklerin yüzdesi; Özgüllük, hastalığı olmayanlar arasında "hastalıksız" olarak sınıflandırılan deneklerin yüzdesidir. Dolayısıyla, her iki hastalık durumunda testin ne kadar doğru olduğunu gösterirler. Fayda çalışmaları Daha geniş bir perspektiften bakıldığında, doğruluk kavramı önemli bir yönden yoksundur: bu testin hastalar için faydası. Bir testin çok yüksek doğruluğa sahip olması, hastalar için bu testin çok faydalı olduğu manasına gelmeyebilir. Burada esas fayda, test sonucunun tedavi kararlarını, hasta yönetimini ve tedavi sonucunu değiştirmesi olacaktır. Buna örnek olarak yaşlı ve komorbiditesi yüksek hastalarda subsegmenter pulmoner emboli tanısı için BT anjiyografi testinin yapılmasını verebiliriz. Komorbiditelerden ya da düşme riskinden ötürü kumadin vb ilaçları alamayacak olan, ve zaten hareketsizlik nedeniyle DMAH profilaksisi endike bir hastada BT anjiyografi ile subsegmenter pulmoner emboli tanısı konulması hasta yönetimini...

159 bölüm