Quo Vadis Medicina?

15:06
 
Paylaş
 

Manage episode 286980905 series 1729509
Acilci.Net Podcast tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.
14 Mart Tıp Bayramı, Tüketim Ekonomisi, Hipokrat ve Tıbbın Simgesi Aylardır pandemi ile insanüstü bir fedakarlıkla mücadele ederken kendi canını hiçe sayan başta hekimler, hemşireler, teknisyen ve teknikerler olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı kutlu olsun. 14 Mart günü ve o günün haftası Türkiye’de her yıl Tıp Bayramı olarak kutlanır. Ancak dünyanın başka hiçbir yerinde 14 Mart günü bir Tıp bayramı olarak kutlanmaz. Bunun nedeni 14 Mart gününün anlam ve öneminin Türk Tıbbı için özgün olmasıdır. Bu özgünlük sadece mesleğimizin önemini, sağlık camiası içinde ailemiz gibi gördüğümüz meslektaşlarımızla birlik ve beraberliğin değerini hatırlattığı için değil aynı 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos gibi yani öz be öz bizim kültürümüze ait büyük bir anlamının da olmasındandır. 14 Mart, Türkiye’de ilk modern tıp okulunun kuruluş günüdür ve bugün modern tıp eğitiminin miladı olarak kabul edilir. Bu yazımda sizleri tıbbın bayramından sembolüne, hekimlikten tüccarlara geçmişten günümüze bir yolculuğa çıkarıyorum. Hazırsanız başlayalım. Tıp Sembolü İlk Modern Tıp Okulu “Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire” adıyla ilk modern tıp okulu 14 Mart 1827’de İstanbul’da kuruldu ​1​. Bugünün bir bayram kutlamasına dönüşmesi ise 14 Mart 1919 tarihinde I. Dünya Savaşı sonrasında işgal edilen İstanbul’da tıp öğrencilerinin işgali protesto etmek için milli duygularla yaptıkları toplantı tarihi için bugünü seçmeleri ile oldu. Yani tıp öğrencileri ve hekimlerinin kendi çaplarında milli mücadeleye desteklerinin miladıdır. İşte hem akıl ve bilimin yolundaki modern tıp eğitimin hem de hekimlik hizmetinin bağımsız vatanımızda özgürce verilmesinin anlamını taşıdığı için gerçek bir bayramdır ve her 14 Mart ülkemizde gurur ve coşkuyla kutlanır. İlk Tıp Okulu 14 Mart 1827'de “Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire” adıyla kuruldu. Ya tüket, ya da tüken! Son yıllarda farkındaysanız özel anlam yüklenen birçok günün “kutlama baskısı” altındayız; sosyal medya ile sınırların bulanıklaştığı dünyamızda bu özel günleri kutlamak neredeyse gelenek hatta mecburiyet halini aldı. Özel günler denince eskiden aklımıza kendi doğum günümüz ya da ailemize özel bazı günler gelirdi şimdilerde ise Anneler Günü, Babalar Günü, Kadınlar Günü hatta Sevgililer Günü kutlamaları da toplumsal bayram günü gibi sosyal hayatın olmazsa olmazlardan oldu. Ne yazık ki günümüzde bu özel günlerin anlamlarının deforme edilip özlerinden uzaklaşıp tüketim toplumunun pazarlama araçları haline dönüştüğünü görüyoruz. Geçtiğimiz yüzyılda kitlesel üretim yapan ekonomilerin var olabilmesi için tüketimin ve kitlesel tüketicilerin artması gerektiğini savunan ekonomik prensip geçerliydi. Talep ne kadar artarsa arz da o kadar artacaktı; yani tüketim, ancak üretim artarsa artacak ve üretim artışı da zenginliği beraberinde getirecekti. Bu amaca uygun olarak tüketimi artıracak her şeyin pazarlaması yapıldı; duygu ve manevi değerlerimiz de dahil. Bu noktada Türkiye gibi diğer gelişmekte olan ekonomilerde (diğer ülkelere göre gecikmeli olarak) 1980’li yıllardan itibaren küreselleşme, liberal ekonomi, neo-liberalizm vb kavramlar adı altında tüketim teşvik edilmeye başlandı. Bizim adsız kuşağımızın (ki adına “x” dense bile aslında "kayıp kuşak" olarak bilinir), hayata atıldığı yıllarda ülkemizde insanların zenginlik göstergesi birikimleri ile ölçülür ve gizli kalırdı; bu nedenle kimsenin zenginliği bilinmezdi. Üstelik bu zenginliği uluorta sergilemek ayıp ve görgüsüzlük sayılırdı. Sonra her şey yavaş yavaş değişmeye başladı. Ne kadar çok birikim değil ne kadar çok harcama yapıldığı ve bunları göstere göstere yapmak bir marifetmiş gibi bir zenginlik göstergesi olarak görülmeye başladı. Bizlere itibarın göstergesi tasarruf etmek ve alçak gönüllü olmak öğretilirken yeni dünya düzeni ve onların oyuncularına göre itibardan tasarruf olmazdı ve israf ve gösteriş itibardan sayılmaya başladı. Yeni tüketim ekonomisinde her şeyin motoru tüketimdi ve her şey tüke...

416 bölüm