Nasıl Üretken Olunur?

23:39
 
Paylaş
 

Manage episode 269966821 series 1729509
Acilci.Net Podcast tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.
Az zamanda çok iş yapabilmek, elimizdeki vakti en etkili şekilde kullanabilmek... İçinde bulunduğumuz dünyanın karşımıza çıkardığı bütün engellere rağmen, hepimizin hayali bu şüphesiz: Üretken olmak. Sahi nasıl üretken olunur? Bu doğuştan gelen bir özellik mi? Bazı toplumlar, bazı insanlar genlerinde "üretkenlik" kodlu halde mi geliyorlar? Yoksa oturup çalışılarak, ter ve emek dökerek mi üretken olunuyor? Geçtiğimiz günlerde Twitter #FOAMed dünyasına İngilizce ve Türkçe olarak bir soru sordum: “Araştırmacılara en çok yarar sağlayacağını düşündüğünüz üretkenlik tavsiyesini paylaşabilir misiniz?” https://twitter.com/ibrahimsarbay/status/1290380016673607685?s=20 Bu soruya ABD’den Fransa’ya, Fiji’den Birleşik Krallık’a dünyanın değişik yerlerinde görev yapan değerli bilim insanlarından 60 kadar cevap geldi. Hepsini bir araya toplamaya çalıştım ve ortaya birbirinden değerli tavsiyelerin yer aldığı bu yazı çıktı. Benim çok yararlandığım bu tavsiyeler, umarım size de yarar sağlar. Neden Yazacağız? Akademik dünyada üretkenliğin ölçütlerinden biri (ve belki de en önemlisi) yayın yapmak. Bilim dünyasına katkı sağlamanın yolu, yayınlardan geçiyor. İç Hastalıkları ve Kardiyoloji profesörü Nevrez Koylan bunu çarpıcı bir örnekle anlatıyor: “Emir Özkan hoca Çapa Dahiliye'nin meşhur salı toplantılarından birinde ‘FMF'te ilk Kolşisin kullanan benim’ dediğinde, Nihat Dilşen hoca ‘Nerede yayınladınız?’ diye sormuştu. Emir hoca ‘Yayınlamadım’ deyince ‘o zaman ilk siz değilsiniz’ demişti.” Vurguladığı gibi, “Yazılmayan bilgi, yoktur.” Elbette bilimsel çalışmalar yapmanın temelinde çözülmesi gereken bir problem, sağlanacak bir fayda olmalı.Acil Tıp uzmanı James French’e göre şu sorulara cevap aramalısınız: “Bölümünüzün neye ihtiyacı var? Eğitim programınız fayda sağlıyor mu? Alternatif bir hizmet modeli, bir araştırma programında yer alırsa bakımı iyileştirir ve fayda sağlar mı?” Birleşik Krallık’tan Mohammed Elwan bu soruları tek bir cümle ile güzel özetliyor: “Araştırma kaşınan yeri kaşımaktır.” Sahi “Bölümünüzde veya pratiğinizde sizi ne rahatsız ediyor?”. Çalışmalarınız bu soruların cevaplarına göre şekillendiğinde, maksimum bilimsel yararı sağlama ihtimali daha yüksek. Yazacağız ama nasıl? Acil Tıp profesörü ve Turkish Journal of Emergency Medicine Baş Editörü Nurettin Özgür Doğan, geçtiğimiz aylarda Acilci.net’de yayınlanan “Nasıl Çalışıyorum?” başlıklı yazısında, çalışma tarzına yönelik detaylara yer vermiş ve harika tavsiyelerde bulunmuştu. Üretkenlik ile ilgili tavsiyesi sorulduğunda, bunun için özel bir reçeteye ihtiyaç olmadığını söylüyor. Ona göre yapılması gereken, “masanın başına oturup yazmak”. “Çoğu insanın karşısına benzer zorluklar çıkar, bazıları inatla devam eder” diye ekliyor. ABD’de Pediatrik Yoğun Bakım uzmanı olarak görev yapan Yonca Bulut da, “İstesen de istemesen de işin başına oturup en az 15 dk - zor da olsa - oku, çalış, uğraş. 16. dk da kaptırıyor insan. İş kaptırana kadar” diyor. Mohammed Elwan da işin sırrının oturup yazmakta olduğuna inananlardan: “Bana yardımcı olan bir ipucu, bir doktoraya (veya teze vb.) başladığınız anda yazmaya başlamaktır (son dakikaya kadar beklemeyin)! Temel risk, bazı yerlerin siz geliştikçe düzeltilmeye veya yeniden yazılmaya ihtiyaç duymasıdır. Ama işin sonuna kadar her şeyin birikmesinden daha iyidir.” Birleşik Krallık, Fransa ve Türkiye’de üniversitelerde Örgütsel Davranış dersleri veren Mustafa Özbilgin, merak ettiği ve tutkulu olduğu konularda yazarak motivasyonunu koruyanlardan. Ona göre de bu işin doğası, yazarak gelişmeyi gerektiriyor: “Yazmak yalnızca yazarak öğrenilen bir şey. Okuyarak, düşünerek veya konuşarak yazma yetiniz gelişmez. Bir sürü saçma şey yapmak yerine kötü de olsa yazın. Sonra düzeltin. Ama asla ve asla silmeyin” diyor. Nevrez Koylan da diğerleri ile benzer fikirde: “Yazmak çok önemli ama yazmak için yazmayı öğrenmek lazım. Yazmayı öğrenmek için çok yazmak ve elin kırılmasını sağlamak lazım. Kitap bölümleri, el kitapları,

167 bölüm