Erken İnferior STEMI Tanısında Aslanger Modeli

8:30
 
Paylaş
 

Manage episode 283369353 series 1729509
Acilci.Net Podcast tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.
Elektrokardiyografi (EKG), uzun yıllardır akut miyokard infarktüsünün tanısında ve tiplendirilmesinde kullanılmaktadır. EKG bütününü oluşturan elektrotların her birinin kalbe farklı yönlerden bakan gözler olduğu düşünüldüğünde, klasik olarak akut miyokardiyal infarktüsün tiplenmesi tabi ki derivasyonlara göre yapılmaktadır. Hepimizin de bildiği üzere, ST segment elevasyonlu miyokardiyal infarktüs tanısı için, iki ardışık derivasyonda ST segment elevasyonunun gereksinimi uluslararası kılavuzlar doğrultusunda sabittir. Ancak yapılan bazı çalışmalar, ST segment elevasyonunun görüldüğü derivasyonlar ile miyokardın infarkt etkisi altındaki alanlarının uyum göstermediğini de ortaya koymaktadır. ​1​ İki ardışık derivasyonda ST segment elevasyonunun gereksinimi, STEMI (ST segment elevasyonlu miyokardiyal infarktüs) tanısı için daha düşük sensitivite ile sonuçlanmaktadır.​2​ Sonuçta vektörel bir siteme dayanan EKG düzeni içinde arteriyel oklüzyonların tespiti, her zaman uluslararası tanımlarda yer aldığı şekli ile karşımıza çıkamayabilir. Fiziğin vektörel birleşimleri bize her zaman beklenen sonucu veremeyebilir. Yani göğüs ağrısı şikayeti ile başvuran hastamızın EKG' si STEMI kriterlerine uymasa da, aslında koroner alt yapısı STEMI gibi davranılmasını ve troponinin geç dönemde yükselmesininin beklenmeden, hastamız için erken anjiografi gereksinimi doğurabilir. Bu şüphe ile yola çıkan Emre Aslanger ve çalışma arkadaşlarının çalışmasını ​3​gelin hep birlikte gözden geçirelim. Hipotez: İnferior STEMI hastalarının bir alt grubu, özel bir EKG modeline sahiptir ve bu hastalar yanlışlıkla NSTEMI (ST segment elevasyonu olmayan miyokardiyal infarktüs) olarak yorumlanmaktadır. Mayıs 2017'de başlanan ve retrospektif olarak gerçekleştirilen çalışmada 3 grup bulunmaktadır: Grup 1 : NSTEMI kohortu: 1000 hastadan oluşmaktadır.Grup 2: STEMI kohortu: İnferior STEMI'li hastalardan oluşan grup. 404 hastadan oluşmaktadır.Grup 3: Kontrol kohortu: Semptom başlangıcından itibaren en az 12 saat boyunca, seri troponin ölçümleri negatif olan ve seri EKG çekimlerinde değişiklik olmaması nedeni ile miyokard infarktüsünün dışlandığı 1000 hastalık grup. Grup 1 de 34 , grup ikide 8 hasta, teknik olarak yeterli özellikte olmayan başvuru EKG'lerine sahip olmaları nedeni ile çalışma dışında bırakılmış. Aslanger Modeli Kriterleri : Diğer inferior derivasyonlarda olmamak kaydı ile, DIII derivasyonunda bulunan herhangi bir ST segment elevasyonu,V4-V6 derivasyonlarının herhangi birinde, pozitif veya sonlanım olarak pozitif bir T dalgasının eşlik ettiği ST segment depresyonu, (V2 derivasyonunda ST segment depresyonu olmamalı),V1 derivasyonundaki ST segmenti, V2 derivasyonundan daha yüksek olacak. Aslanger Modeli Örnek EKG Çalışmaya dahil edilen gruplar ekokardiyografik ve anjiografik olarak değerlendirilmiş. Anjiografide akut koroner oklüzyon tanısı, anjiografi özelliklerine ve yükselen kardiyak biyobelirteç seviyelerine göre konulmuş (akut koroner oklüzyona sahip hastalarda, anjiografi sırasında damar açıklığı spontan olarak mevcut olabileceğinden troponin değerlendirilmesi burada çalışmaya dahil edilmiş). Hastaların ilk başvuru sonrası 24 saatlik troponin düzeyleri infarkt boyutu ile körele olacağından takip edilmiş. Tanımlanan EKG modeli: Grup 1 NSTEMI kohortu hastalarında, %6.3 (61/966) oranında tespit edilmiş.Grup 3 (kontrol kohortunda), %0.5 (5/1000) oranında görülmüş. Grup 1 içinde: Tanımlanan EKG özelliklerine sahip olan grup Grup 1A olarak, sahip olmayan grup ise Grup 1B olarak adlandırılmış. Grup 1B ve 2 ile karşılaştırıldığında, Grup 1A' daki hastaların daha yüksek riske sahip oldukları görülmüş ( bazal GRACE risk skorları daha yüksek, daha ileri yaşa sahip ve diğer iki grupla kıyaslandıklarında sahip olunan komorbidite sıklığı daha fazla). Grup 1A ve Grup 1B klinik sonlanımlar açısından kıyaslandığında, Grup 1A' daki hastaların ilk 24 saat içinde daha yüksek troponin artışına,

418 bölüm