Download the App!

show episodes
 
Kadir Çöpdemir Metro FM’deki “Ara Gaz” programında, her sabah işe gidiş trafiğinin en yoğun olduğu saatlerde karşınızda. Güncel konular üzerine konuşuyor, olayları kendilerine özgü tarzlarıyla yorumluyor, zaman zaman dünya turuna çıkıyor güncel olayları anında karşınıza getiriyor.
 
Tam İlmihal Se’âdet-i Ebediyye kitâbı üç kısımdan meydâna gelmişdir:2. kısımda; Îmân, Akl, Kaza-Kader, Tefsîr ve Hadîs kitâbları, Hadîs âlimleri, Allahü teâlânın ismleri, Mezheb, Fıkh, İmâm-ı A’zam hazretleri, Vehhâbîlere Ehl-i Sünnetin cevâbı, Evliyâ rûhlarından faydalanma, Bozuk dinler, hurûfîlik, Sosyalizm ve Sosyâl adâlet, İslâmiyyetde nikâh, Talâk, Süt kardeşlik, Nafaka, Komşu hakkı, Halâl ve Harâmlar, İsrâf ve Fâiz, Fen Bilgileri, Tevekkül, Müzik ve Tegannî, Cin hakkında bilgi, Bir Müs ...
 
(Herkese Lâzım Olan Îmân) kitâbı dört kısımdan meydâna gelmişdir.I. kısım; Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin (İ’tikâdnâme) kitâbının tercemesidir. (Hadîs-i Cibrîl) adı verilen; islâmın beş şartını ve îmânın altı şartını anlatan bir hadîs-i şerîfin açıklamasıdır. Ayrıca Şerefüddîn Yahyâ Münîrinin iki mektûbu, Allahü teâlâ vardır, birdir, konuları vardır.II. kısım; (Müslimânlık ve Hıristiyanlık) kitâbıdır. Burada Peygamberler, kitâblar, dinler, (Yehûdîlik, hıristiyanlık ve islâmiyyet) hakk ...
 
İhtilaf hayatın bir parçası, evde, işte, siyasette her an karşımıza çıkıyor. Oysa ihtilafları nasıl yönetip, sorun yaşarken nasıl davrandığımızı, farklı çözüm yöntemleri ile nasıl çözeceğimizi bilmiyoruz. Anlaşabiliriz ile hedefim bu konu hakkındaki farkındalığı artırmak ve konuya dair becerileri geliştirmek. Conflict is part of life whether at home, work or in politics. However, we often do not know how to manage disagreements or disputes. Nor do we understand how we behave during conflict. ...
 
971 [m.1563] yılında doğmuş ve 1034 [m.1624] yılında vefât etmiş olan, ikinci bin yılının müceddîdi, İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendi hazretleri, islâm dîninin Kur’ân-ı kerîm ve Hadîs-i Şerîflerden sonra, üç numaralı kitâbı olan (MEKTÛBÂT) kitâbını yazmışdır. Üç cild ve aslı fârisî olan mektûbât kitâbında (536) mektûb vardır. İmâm-ı Rabbânî hazretleri bu eserinde, insanoğlunun rûhî hastalıklarının tedâvî yollarını göstermiş, islâm dînine nasıl inanılacağı, ibâdetlerin ehemmiyyeti, Evliyâ ...
 
Loading …
show series
 
Zeyd bin Sabit (r.a)’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: “Resûlullâh (s.a.v) Beni Neccar’a âit bir duvarın yanında, katırın üzerinde iken, birden binek koşup neredeyse Resûlullâh (s.a.v.)’i yere düşürecekti. Orada altı veya beş veya dört kabir vardı. Resûlullah (s.a.v) : “Kim bu kabirlerin sahiplerini tanır.” diye buyurdu. Bir adam “Ben bil…
 
Dikkat! Yazılı bir metin yoktur. Her zamanki gibi ana fikrine uygun bir biçimde içimden geldiği konularda içimden geldiğince konuştuğum bir bölüm. Yeni normalimiz çevrimiçi buluşmaların, toplantıların ve uzaktan eğitimin oluşmamış adetlerinden hayatta gitmemiz gereken yolu hissetmeye...Gökyüzü hareketlerinde boğa dolunayının getirdikleri ve rulet k…
 
Haşrin mânâsı toplanmaktır. Allâhü Te‘âlâ’nın: “Kitap ehlinden küfredenleri ilk haşr için yurtlarından çıkaran odur.” (Haşr s. 2), kelâm-ı ilâhîsinin işâret buyurduğu gibi, İbn-i Abbas (r.a.)’in beyânına göre burada haşrden murad, insanların kıyâmetten önce Şam arazisinde toplanmasıdır. Kadı İyâz, “Bu haşr, kıyâmet kopmazdan önce dünyada olacaktır …
 
Birisi, Cüneyd-i Bağdâdî (k.s.)’a; “Gözümü yabancı kadınlara bakmaktan nasıl koruyabilirim?” diye sordu. Cüneyd-i Bağdâdî (k.s.) “Yabancı kadını gördüğün zaman, Allâhü Te’âlâ’nın seni, senin o kadını görmenden daha iyi gördüğünü hatırla.” buyurdu. Cüneyd-i Bağdâdî (k.s.) buyurdu ki: “İnsanları Allâhü Te’âlâ’nın sevgisine kavuşturacak yol, yalnız Pe…
 
Evliyanın büyüklerindendir. Tasavvuf ehlinin çok tanınmışlarından olup, Seyyid-üt-Tâife denmekle meşhurdur. Hocasına ait olan evin bir odasında kalırdı. Her an Allâhü Te’âlâ’yı hatırlardı. Seccadesi üzerinde, sabaha kadar “Allâh, Allâh” der, aynı abdestle sabah namâzını kılardı. Bu hâl senelerce böyle devam etti. Tasavvufu, dayısı Sırrî-yi Sekatî’d…
 
Efendimiz (s.a.v.)’in bizlere vasiyetlerinden biri de, kendilerini ibâdete veremeyen din kardeşlerimizi (iç huzuru ve rahatlığı ile hayatlarını sürdürmek için) helâlinden kazanç yolunda yürümeye, alışveriş, ölçme, biçme ve terazi ile tartıda doğru olmaya, dünya işlerindeki kazançlarıyla, üstün lezzet taşıyan yiyecekleriyle, güzel giyecekleriyle övü…
 
Güzel bir müslüman, hayır işleri ve hayır işleyenleri sever. Kötülükten ve kötü işleyenlerden uzak durur. Yapılması teşvik edilen veya emredilen işlere imkânı olduğu sürece koşar. İmkânı olmayıp bu şeyleri yapamadığı zaman üzülür. Kendisini ilgilendirmeyen söz ve işleri terk eder. Zorlama ve yapmacık işlerden kaçınır. Kendisine emredilmeyen ve teşv…
 
Çocuklarımızın dünyalarını mamur etme uğruna ahiretlerini ihmâl etmememiz gerektiği konusunda Rabbimiz bizi özellikle uyarmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm, “Ailene namazı emret ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana da biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç Allâh’a karşı gelmekten sakınanlarındır.” (Tâhâ s. 132) âyetiyle, kendimizin namaza dev…
 
Hz. Huzeyfe (r.a.) buyuruyor ki: “Resûl-i Ekrem (s.a.v.) bir zorlukla karşılaşınca derhâl namaza yönelirdi. (İmâm Ahmed) Namaz Allâhü Te‘âlâ’nın büyük bir râhmetidir. Her türlü zorlukta namaza yönelmek Allâhü Te’âla’nın râhmetine yönelmek demektir. Râhmet-i ilâhî insana destek ve yardımcı olduğu zaman onun hangi sıkıntısı devam edebilir ki? Resûlul…
 
Rebiü’l-evvel ayında Nebî (s.a.v.)’i öven şiirler (Mevlîd) okutmak âlimler tarafından güzel görülmüştür. Bu şiirlerden birini arz edelim: İmâm-ı ‘zam Efendimiz 53 beyitten oluşan ve Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz’i meth eden ed-Dürrü’l-Meknûn isimli kasidesini, Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz’in ravzasına yüz sürdüğünü de yazmıştır. 1. Yâ Resulall…
 
Peygamberlik, elçilik, dostluk, muhabbet, seçilme (kendi tarafından), İsra, cemâlini müşahede ettirmek, kendisine yaklaştırmak ve cemalini göstermek, vahiy, şefaat, vesile, fazîlet, yüksek derece, Makâm-ı Mahmud, Burak, Mi’râc, tüm insanlığa peygamber olarak gönderilişi, tüm peygamberlere imâmlık yapması, peygamberlerle tüm milletlerarası tanıklık …
 
Osmanlı Devletinin 30. pâdişâhı olan II. Mahmud’un babası Sultan I. Abdülhamid Han’dır. II. Mahmûd Han’ın ilmi fazla olup, dînî, fennî, teknik, askerî, idârî ve sanat sahalarında kendisini çok iyi yetiştirmişti. Dindar, akıllı, zekî, çalışkan olup, gayret ve azim sâhibiydi. Şâir olup “Adlî” mahlasıyla şiir yazardı. İlim, sanat adamlarına ve eserler…
 
Selam! Bu bölümde son günlerde yaşadığım farkındalıklardan ve mindfulness yani bilinçli farkındalık konusunda öğrendiklerimden bahsettim. Advayta yoga eğitmenlik www.zeynepaksoyreset.com/tt Mindfulness meditasyonu https://www.youtube.com/watch?v=eHzumGuVWVQ Yeni bölümlerden haberdar olmak için abone olmayı unutmayın... instagram @gizemdemirel www.g…
 
E‘ûzü bi’llâhi mine’ş- şeytâni’r- racîm. Bi-smi’llâhi’r- rahmâni’r- rahîm. Selâmün ‘aleyküm ketebe rabbüküm ‘alâ nefsihi’r-rah-meh. Selâmün aleyküm bi mâ-sabertüm feni‘me ‘ukbe’d-dâr. Selâmün aleykümü’dhulû’l- cennete bi mâ-küntüm ta‘me-lûn. Ve selâmün ‘aleyhi yevme vülide ve yevme yemûtü ve yevme yüb‘asü hayyen. Ve’s-selâmü ‘aleyye yevme vülidtü v…
 
Safer ayının ilk ve son çarşamba gecesi, gece yarısından sonra yeryüzüne inecek belâlardan Allâh (c.c.)’un izniyle korunmak için imsâkten önce dört rek‘at nâfile namâzı kılıp Fâtiha’dan sonra zamm-ı sûre olarak, birinci rek‘atte 17 “Kevser”; ikinci rek‘atte 5 “İhlâs”; üçüncü rek‘atte 1 “Felâk”; dördüncü rek‘atte 1 “Nâs” sûrelerini okuyup selâmdan s…
 
Hanefî Mezhebi istişâre esasına dayandırılmıştır. Ebû Hanîfe meseleleri tek tek ortaya atar, öğrencilerini dinler, kendi görüşünü söyler ve onlarla konuyu bir ay hattâ daha fazla süreyle münâkaşa ederdi. Meselenin incelenmesinde hazırlığı olan ve ictihat derecesinde bulunanlar da düşünce ve ictihatlarını söyledikten sonra, bu mesele hakkında müzâke…
 
Endülüs’te yetişen büyük astronomi ve matematik âlimi. Künyesi Ebû Muhammed olup, Avrupa’da Geber ismi ile şöhret buldu. Câbir bin Eflâh, Endülüs’te, Sevilla’da doğmuştur. On ikinci asrın ortalarında vefat ettiği tahmin edilmektedir. Câbir bin Eflâh, Batlamyus’un bâzı görüşlerini tenkîd etti. Özellikle güneşe takrîben 3 dakikalık bir ihtilâf-ı manz…
 
Fen ve bilimin olmadığı bir dönemde, asırlar sonra ancak hakikati anlaşılabilecek teşhis ve tespitlerde bulunmak elbette sıradan bir insanın yapacağı bir şey değildir. İşte Efendimiz (s.a.v.), onlarca ayrı ilim dalının kapsamına giren farklı farklı konularda sözler söylemiş, ilim dallarının inkişafıyla bu sözlerin her birinin birer mucize olduğu or…
 
Resûlullâh (s.a.v.)’in mübarek dilinin fesahati (açık ve anlamlı konuşma) hakkında şöyle buyrulmuştur: “Cenâb-ı Hakk’ın yaratıklarında ondan daha açık anlamlı, ard arda ve tatlı konuşan bir kimse yoktu. Şerefli konuşması gönülleri alırdı, ruhları kendine çekerdi. Onun dilinin fesahati öyle bir derecede idi ki, gayesine akıl ermezdi. Nasıl böyle olm…
 
Evliyâ’nın meşhûrlarından, büyük İslâm âlimi Muhammed Ma’sûm (k.s.) hazretleri hicrî ikinci bin yılının müceddidi İmâm-ı Rabbânî (k.s.) hazretlerinin üçüncü oğludur. Muhammed Ma’sûm (k.s.) Hazretleri buyurdu ki: “Günâh işleyince, hemen tövbe etmelidir. Gizli işlenen günâhın tövbesi gizli, açık işlenen günâhın tövbesi de açık olur. Tövbeyi geciktirm…
 
Sesli kıraatta yedi niyet vardır: 1. Kur’ân’ı emredildiği gibi tertil üzere, hakkını vererek okumak, 2. Kur’ân okurken sesin güzelleştirilmesi. Nitekim Resûlullâh (s.a.v.) bunu şöyle teşvik etmiştir: “Kur’ân’ı, sesleriniz ile süsleyiniz.” Başka bir defasında şöyle buyurmuştur: “Kur’ân’ı güzel makam ile okumayan bizden değildir.” Yani sesini Kur’ân …
 
Müslüman komşu haklarına riâyet etmelidir. Onlara eziyet verecek şeyler yapmamalıdır. Komşu hakkı o kadar büyüktür ki, nerdeyse komşu komşuya vâris olacak derecededir. Ana, baba ve akraba hakkı gibidir. Yalnız veraset yoktur. Bir hadîs-i şerîfte, “Bir kimse komşusuna eziyet etse, bana eziyet etmiş gibi günahkâr olur.” buyuruldu. Kokulu yemek pişiri…
 
İslam’ın kelime anlamı “teslim olmak” demektir. Oysa bizim toplumumuzda din deyince maalesef çoğu zaman sadece namaz, abdest, oruç, gibi dinin ibadetle ilgili bölümleri akla geliyor. Dinin muamele ile ilgili bölümleri ise sanki bizim keyfi seçimimize bırakılmış gibi bir algı var çoğumuzda. İbâdetleri yapmakla kendimizi dindar zannediyoruz. Meselâ, …
 
Yeni sezona doğru anlamaya ihtiyacımız olduğunu düşündüğüm İstanbul Sözleşmesi ile başlamak istedim. Mor Çatı gönüllü avukatlarından Mine Akarsu'ya verdiği bilgiler için teşekkür ederim. Sözleşme: https://rm.coe.int/1680462545 Grevio raporunun bakanlık tarafından yayınlanan gayrı resmi çevirisi: https://www.ailevecalisma.gov.tr/media/3825/grevio-ra…
 
Osmanlı Devletinin 29. pâdişâhı olan IV. Mustafa’nın babası Sultan I. Abdülhamîd Hân’dır. Şehzâdeliğinde yüksek din ve fen bilgileri öğretilerek yetiştirildi. Amcası Sultan Selim Hân’ın ıslahat fikirlerine karşı çıkan bâzı devlet adamları Yeniçerileri tahrik ettiler. Netîcede Kabakçı Mustafa’nın sevk ve idâresinde ayaklanan yamaklar Selim Hân’ı tah…
 
Allâhü Te’âlâ şöyle buyurdu: “Ey îmân edenler! Allâh (c.c.)’u çok anın.” (Ahzab s. 41) Resûlullâh (s.a.v.); “Îmânınızı koruyunuz” buyurdular. Ashâb-ı Kirâm (r.a.e.): “Ey Allâh’ın Resûlü (s.a.v.)! Îmânımızı nasıl koruyalım?” diye sordular. Resûlullâh (s.a.v.): “Lâ ilâhe illallâh Kelime-i Tevhîdi’ni çok zikretmekle” buyurdu. Resûlullâh (s.a.v.): “Siz…
 
Kur’an’da şöyle buyurulur: “Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?” (Beled s. 8-10) Cenâb-ı Hâkk, dalâlete düşmesin diye daha ilk insan Âdem (a.s)’i peygamber olarak görevlendirerek kendisine vahiy göndermiştir. Ondan sonra da bütün zamanlarda tüm insanlığı peygambersiz ve vahiysiz …
 
Fetevâyı Hindiye’de “Hastaların namazı” babında şöyle bir kaide var: “Secde yapamayan bir hasta, rükû ve secde için aynı seviyede eğilirse, o kimsenin namazı caiz olmaz.” Rükû ve secde için aynı seviyede eğilince namaz caiz olmayınca, secde için rükûdan daha az eğilince namaz hiç caiz olmaz. Namazın caiz olması için, secde için muhakkak rükûdan dah…
 
Allâhü Te’âlâ gıybet hakkında şöyle buyurmuştur: “Bir kısmınız diğerlerinin gıybetini yapmasın. Sizden biri, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Bundan tiksindiniz değil mi? Öyleyse Allâh (c.c.)’dan korkun ve birbirinizi gıybet etmeyi (arkadan çekiştirmaeyi) terkedin.’’ Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor: Bir adam Hz. Peygamber (s.a.v.)’in y…
 
Loading …

Hızlı referans rehberi

Google login Twitter login Classic login