Hukuk ve Demokrasi: Seçim sath-ı mailine girerken: Diktatörlük mü, Demokratik Cumhuriyet mi?

29:23
 
Paylaş
 

Manage episode 302584192 series 1089314
Medyascope tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.

Kamuoyunda son günlerde ortaya çıkan gelişmeler, eski tabirle seçim sath-ı mailine girmekte olduğumuzu gösteriyor. Bir yandan Erdoğan ve Cumhur İttifakı kanadının “kimlik siyaseti” üzerinden bir strateji oluşturmaya çalıştığı, diğer yandan millet ittifakının da ortak aday konusu üzerinde yoğunlaştığı görülüyor. Bekir Ağırdır, “Eksik Türkiye’yi Nasıl Yöneteceksiniz” başlıklı yazısında, özellikle muhalefetin seçim sürecinde “Erdoğan mı, öbürü mü?” yaklaşımını terkederek, sistem değişimi, geçiş sürecinin planlanması ve CB adayı ile diğer kilit mevkilerdeki adaylar üzerinde yoğunlaşan bir tavır geliştirmesi gerektiğini vurguluyor. Bu vurgu, Selahattin Demirtaş’ın “İlle de Demokrasi” başlıklı yazısındaki bazı temalarla çakışıyor. Özellikle sistem değişikliği vurgusu ve muhalefeti sistem değişikliğinin temel ilkeleri üzerinde birleşmeye çağıran boyutu bakımından bu böyle. Demirtaş yazısında ayrıca, seçimlerin muhalefete “kazanırken kaybetmek” gibi bir sonuç da yaşatabileceğini belirtiyor. Bunun olmaması için, sistem değişikliğinin ana ilkeleri üzerinde geniş bir demokratik güçler birliği sağlanmasını ve seçim sürecinden sonra demokratik cumhuriyetin nasıl bir geçiş dönemi üzerinden inşa edileceği üzerinde anlaşılmasını gerekli görüyor. Kanımca bu tesbitlere katılmamak mümkün değil. Önümüzdeki seçim sürecinin sonucunda Türkiye, hukuk devleti ile önlem devletinin birlikte var olabildiği, “ikili devlet” dediğimiz bir kalıcı diktatörlük rejimine düşebileceği gibi, Demirtaş’ın deyimiyle bir demokratik cumhuriyet inşa etme fırsatını da yakalayabiliriz. HDP dışı muhalefetin, 2015’teki gibi yapmayıp, bu defa HDP’yi, HDP seçmeninin tabanını ciddiye alarak hareket etmesi ve “kazanarak kaybetme” ihtimalinden kendisini kurtarması gerekiyor.


18924 bölüm