İLK MÜEZZİNLERDEN ABDULLAH İBN-İ MEKTUM (R.A.) - 5 EYLÜL 2021 MEVLANA TAKVİMİ

2:47
 
Paylaş
 

Manage episode 301575840 series 2542707
Mevlana Takvimi tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.

İsminin Abdullah olduğu da söylenmiştir. Fakat Amr daha çok kullanılır. İbn Hibban’a göre ismi Husayn olup Peygamber (s.a.v.) tarafından “Abdullah” ismiyle değiştirilmiştir. Annesi Ümmü Mektum’dur.

İbn Ümmü Mektum (r.a.) âmâ bir kişi olup Mekke’de ilk Müslüman olanlardan ve ilk muhacirlerdendir. Peygamber (s.a.v.) hicret etmeden önce Medine’ye gelmiştir. Peygamber (s.a.v.) çıktığı savaşlarda genellikle İbn Ümmü Mektum (r.a.)’i Medine’de kendi yerine halife olarak bırakır, o da insanlara namazı kıldırırdı. İbn Ümmü Mektum (r.a.) elinde siyah sancak, üzerinde zırh olduğu halde Kadisiye harbinde bulunmuştur. Begavî’ye göre Kadisiye’den sonra Medine’ye dönmüş ve orada vefât etmiştir. Katade (r.a.), Enes (r.a.)’den şöyle rivâyet etmiştir: “Peygamber (s.a.v.) İbn Ümmü Mektum (r.a.)’i yerine halife bıraktığı kadar başkasını bırakmamıştır.”

İslâmiyet’te özürlülerle ilgili çeşitli hükümlerin belirlenmesi İbn Ümmü Mektûm vesilesiyle mümkün olmuş, onların vekil bırakılmaları, imâmlık yapmaları, savaşa iştirâk etmeleri, farz namazlara katılmaları, korunma amacıyla köpek beslemeleri gibi konular açıklık kazanmıştır.

İbn Ümmü Mektûm (r.a.), Medine döneminde de Bilâl-i Habeşî ile birlikte Hz. Peygamber (s.a.v.)’in müezzinliğini yapmıştır. Âmâ oluşu yanında evinin camiye uzaklığını da ileri sürerek Resûl-i Ekrem (s.a.v.)’den cemaate gelmemek için izin istemişse de bulunduğu yerden ezânı duyduğu için bu isteği uygun görülmemiş, ancak mazereti sebebiyle köpek beslemesine izin verilmiştir. Allâh (c.c) şefaatlerine nail eylesin.

(İbnu Hacer el-Askalânî,

el-İsabe (Seçkin Sahabeler), s.171-173)

PRATİK FIKHÎ BİLGİLER

SUAL: İftitah tekbiri alırken kalbimizden geçirsek namaz geçersiz mi olur?

CEVAP: Namazdaki iftitah tekbiri, kıraat, tesbihlerin tamamı kişinin kendi duyacağı kadar seste olmalıdır. İftitah tekbiri sessiz olursa namaz geçersizdir. Hem Hanefî hem de Şafiî mezhebinde böyledir.

(Meraki’l-Felâh)

796 bölüm