CUMA GÜNÜ İYI İŞLERLE MEŞGÛL OLMALIYIZ - 23 TEMMUZ 2021 MEVLANA TAKVİMİ

2:24
 
Paylaş
 

Manage episode 298135798 series 2542707
Mevlana Takvimi tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.

Cuma günü, bir hafta boyunca işlediğimiz günâhlara tövbe etmeli, Resûlullâh (s.a.v.)’e çok salevât getirmeliyiz. Zühretü’r-riyâd’da Enes (r.a.)’in bildirdiği hadîs-i şerîfte: “Cuma günü bana yüz kere Salâvat-ı Şerîfe getiren kimsenin yüz hâcetini Allâhü Te‘âlâ yerine getirir. Okunan salevâtı kabrime getirmesi için bir melek tayîn eder. Hediyelerinizin bana gelmesi gibi, okunan salevâtı ve okuyanın ismini bana bildirir. Ben de onu beyaz bir sahîfe’de saklar, Kıyâmet günü mükâfaatını veririm” buyurmuşlardır.

“Yâ Resûlallâh (s.a.v.)! Sana nasıl Salâvat-ı Şerîfe getirelim” denildiğinde aşağıdaki salâvatı ta’lîm buyurdular: “Allâhümme salli âlâ Muhammedin abdike ve nebiyyike ve resûlike ve ‘alâ âli Muhammedin salâten tekûnü leke rıdâen ve lihakkıhî edâen ve âtihil vesîlete vel makâmel mahmûdellezî ve‘adtehû ve eczihî annâ mâ hüve ehlühû efdâle mâ câzeyte nebiyyen an ümmetihî ve salli ‘alâ cemiî ihvânihî minennebiyyîne vessâlihîn yâ erhamerrâhimîn.”

Cumâ günü bütün günâhlardan kaçınmalıdır. Çünkü iyilikler gibi o gün günâhlar da kat kat olmaktadır. Cuma günü küçük büyük bütün günâhlardan kaçınmalı, sâlih amelleri arttırmalıdır. Çünkü Allâhü Te‘âlâ bir kulunu severse ona mübârek vakitlerde bol amel işletir. Bir kuluna da gadâb ederse ona fazîletli zamânlarda kötü iş işletir. Böylece gadabı, cezâsı artar, o vaktin bereketinden mahrum kılar, hürmetini kaybettirir.

Cuma günü sabahtan önce uykudan kalkıp yıkanmalıdır. Yani erken kalkmışsa fecrin doğmasından sonra gusül etmeli, geç kalınca Cumaya yakın yıkanmalıdır. Cuma günü gusül etmek kuvvetli sünnettir. Bâzı âlimler buna vâcib dediler. (Seyyid Alîzâde (r.âleyh), Şir‘atü’l-İslâm, s.140)

757 bölüm