NEBÎ (S.A.V.)’İ RÜ’YÂ’DA GÖRMEK İÇİN… - 21 OCAK 2021 MEVLANA TAKVİMİ

3:00
 
Paylaş
 

Manage episode 282818811 series 2542707
Mevlana Takvimi tarafından hazırlanmış olup, Player FM ve topluluğumuz tarafından keşfedilmiştir. Telif hakkı Player FM'e değil, yayıncıya ait olup; yayın direkt olarak onların sunucularından gelmektedir. Abone Ol'a basarak Player FM'den takip edebilir ya da URL'yi diğer podcast uygulamalarına kopyalarak devam edebilirsiniz.

Şeyh Abdülkerim Ciylî (k.s.) der ki: “Sana, Peygamber (s.a.v.) Efendimiz Hazretleri’nin mübârek sûretini zihninde hep canlı tutmanı tavsiye ederim. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz Hazretleri’nin mübârek sûreti yani şemâilini okuyup, anlayıp ve manâsını düşündükçe; ona ülfet edersin. Yakın bir zamanda rûhun, Peygamber (s.a.v.) Efendimiz Hazretleri’ne ülfet eder, rüyâda görürsün. Ve inşâallah Peygamber (s.a.v.) Efendimiz Hazretleri’ni uyanık olarak bile görürsün.”

Hz. Ali (r.a.) “Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri’ni vasfeder (ve anlatırken) şöyle derdi: “Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri uzun boylu değildi. (Ama a’zaları birbirine girmiş gibi) çok kısa boylu hiç değildi. İnsanların orta boylusu idi...” Mübârek saçları ve sakalları çok kıvırcık değildi, düz de değildi, kıvırcıkla düz arasındaydı.

Mübarek yüzü etli ve uzun değildi, yusyuvarlak değildi, yüzünde bir miktar yuvarlaklık vardı. Mübârek ve şerefli vücudu kırmızımsı beyaz idi, gözlerinin siyahı gâyet siyah ve beyazı ise beyazdı. Mübârek kirpikleri uzundu. Dizleri, dirsekleri ve omuz başları irice idi. Mübârek bedeni kılsızdı. Mesrûbe sahibiydi. Yani mübarek göğsünden göbeğine kadar çizgi şeklinde inen ince kılları vardı. Mübârek elleri ve ayakları kalınca ve etliceydi. Yürümeleri, yamaçtan iner gibiydi. Birine iltifat ettiği zaman, bütün vücuduyla beraber döner ona bakardı.

İki omuzunun arasında Peygamberlik mührü vardı. Peygamberlerin sonuncusuydu. İnsanların en cömerdiydi, gönlü en açık olanıydı. İnsanların en doğru sözlüsüydü, en mülâyimi (yumuşak huylu) olanıydı, arkadaşlığı ve sohbeti en güzel olanıydı. İlk olarak gören kişi, hemen heybete kapılırdı. Sohbetine katılan ve O (s.a.v.)’i tanıyan kişi (ise), O (s.a.v.)’i çok severdi. O (s.a.v.)’i vasfedenler, “O (s.a.v.)’den önce ve O (s.a.v.)’den sonra O (s.a.v.) gibisini görmedim” derlerdi. (Tirmizî, Tühfetü’l- Ahvezî)

(Yusuf Nebhâni, En Güzel Rüyâ, Misvâk Neşriyat, s.89)

551 bölüm